Oyun Benim En Doğal Hakkım - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Oyun Benim En Doğal Hakkım

Çocuk Oyun   
Devamlı oyun oynuyorum diye bana kızıyorsunuz. Yok, oyun başında çok vakit geçiriyormuşum, işim gücüm oyunmuşum, kocaman adam olmuşum daha hala oyun oynuyormuşum. Bir de bu şikâyetlerle rehberlik uzmanlarına gitmeniz yok mu, sizi hiç anlamıyorum. Gerçi siz de beni anlamıyorsunuz.

Siz! Siz büyüklerim. Siz de bir sürü oyun oynuyorsunuz. Kahvelerin önünden geçerken tavla, dama, okey oynayan bir sürü amcalar görüyorum. Sonra iddia gişelerinin önünde, piyango gişelerinde şans oyunları oynayan sizler değil misiniz? Arkadaşlarınızla haftada bir yaptığınız maçlar bir oyun değil mi? Ya, iş aralarında bilgisayarlarınızdan karşılıklı oynadığınız Counter-Strike oyununa ne demeli? Facebook’da oynadığınız Farm Wille ne? Bir oyun değil mi? Üniversite gençlerinin oynadığı Tabu ne peki? Köylerimizde oynanan cirit oyununu biz mi oynuyoruz?

Bence bize hiç kızmayın. Çünkü siz de en az bizim kadar oyuncusunuz. Ortamı olsa, misket de oynarsınız, sek sek de. Salıncağa da binersiniz, kaydırağa da. Aslında sizin de içinizde en az bizimki kadar oyun isteği var ama “Koca adamın oyun oynaması ayıptır” anlayışından dolayı çekiniyorsunuz. Hadi, itiraf edin.   

Anneciğim-babacığım şunu bilmenizi istiyorum. Oyun benim en doğal hakkım. Çünkü çocuk demek oyun demek. Yemek içmek benim için nasıl bir ihtiyaçsa emin olun oyun da benim için o kadar ihtiyaç.

Oyun ve Öğrenme

Aslında ben birçok şeyi oyunda öğreniyorum biliyor musunuz? Oyun benim için en büyük öğrenme alanı. Arkadaşlarımla nasıl ilişki kuracağımı, kurallara uymayı, başkasının sırasını beklemeyi, incitmeden konuşmayı hep oyunlarda öğreniyorum. Üstelik oyun oynarken yeni kelimeler duyuyorum. Bazen renkleri, bazen hayvanları, bazen de sesleri oyunda keşfediyorum.

Anneciğim-babacığım eğer bana bir şey öğretmek ve anlatmak istiyorsanız bunun için en güzel alan oyun biliyor musunuz? Oyun esnasında söyledikleriniz adeta zihnime çakılıp kalıyor. Benimle oynarken bana söylemek istediklerinizi, oyundaki hayali bir kahramana, bir oyuncağa söyletin yeter.

Geçen gün ne oldu biliyor musunuz? Tırnaklarım uzamıştı ve ben kesmek istemiyordum. Annemle birlikte oynarken annem arabamı aldı. Arabam tam uçarak benim elime konacaktı ki, birden durdu. “Neden gelmiyor” dedim. Annem dedi ki “Araban senin tırnaklarının uzadığını görmüş, uzun tırnaklı eller pis olurmuş, o yüzden gelmiyor” dedi. Hemen annemle birlikte tırnaklarımı kestim. 

Oyun ve Hayal DünyasıBiz çocuklar çok hayalciyiz. Aslında buna hayal dünyamız geniş demem gerekiyor sanırım. Oyun benim hayal dünyamı genişletiyor. Çünkü oyundaki plastik bir oyuncak bazen canavara, bazen çekice dönüşebiliyor. Bir çubuk bazen asker, bazen sopa, bazen de direk olabiliyor. Oyun oynarken düşünme, üretme yeteneklerim gelişiyor.

Oyun ve SosyalleşmeOyun benim topluma karıştığım, arkadaş edindiğim, insanları tanıdığım, arkadaşlarımla iletişim kurmayı öğrendiğim bir alan. Ben insan olduğumu, topluluğun bir üyesi olduğumu, sevilip sevilmediğimi arkadaşlarımla birlikte oynarken anlıyorum.

Ben önceden biraz çekingen bir çocuktum. Yabancı bir kimse gördüğüm zaman, hemen annemin kucağına kaçardım. 4 yaşına gelince annem beni bölgedeki bir anaokuluna haftada birkaç gün göndermeye başladı. İlk başlarda gitmek istemedim ama sonra alıştım. Yabancı insanlarla ve arkadaşlarla tanıştım. Öğretmenlerimle konuşurken büyüklerle konuşmayı öğrendim. Arkadaşlarımla geçinmeyi, yabancı çocuklarla arkadaş olmasını biliyorum artık. Evimize bir yabancı geldiğinde yine biraz utanıyorum ama eskisi kadar değil. Bu değişimi toplumun içine katılmaya borçluyum sanırım. Ve topluma karışmanın en güzel yolu da bizim için oyun. 

Oyun ve YaşDedim ya, “Oyunun yaşı olmaz.” diye. Koca koca amcalar bile kahvelerde oyun oynuyor diye. O yüzden oyun oynamamın bitmesini beklemeyi benden. Her dönemde oynayacağım. Yaşıma, seviyeme ve çevreme göre oyunlar her yaş dönemimde olacak. Psikolog amcaların dediğine göre sizin göreviniz benim yaş ve gelişim seviyeme uygun oyunları bulmakmış. Siz bulmasanız da ben kendim bulurum ama neyse siz yine de bana yardımcı olun.

Bilgisayar OyunlarıSon zamanlarda herkes bizlerin bilgisayar karşısında oyun oynadığından şikâyetçi. Katılıyorum size. Üstelik bilgisayar oyunlarının pek öğreticiliği olmadığını, hayal dünyasını körelttiğini ve bizleri asosyal bir varlık yaptığını duydum. Ama ne yapabiliriz ki? Sizlerin zamanınızdaki gibi bizim sokaklarımız yok. Olsa bile anne ve babalarımız topluma güvenip bizi dışarı salmıyor ki.

Diyelim dışarı çıktık, bakkallarda misket satılmıyor ki. Gazoz kapağını elimize alsak hemen “Pistir o, at onu!” diye atmamızı istiyorsunuz. Çamurla oynasak, “Üstün kirlenir.” diye kızıyorsunuz. Birazcık koşsak “Aman düşeceksiniz! Fazla koşma evladım terleyeceksin!” diyip durduruyorsunuz. Apartmandaki arkadaşlarımıza gitmek istesek “Onları rahatsız etmeyelim.” diyip engel oluyorsunuz.

Gelelim eve. Evde boya yapamıyoruz, çünkü yerler kirlenirmiş. Çekyatlarda zıplayamıyoruz, örtüler bozulurmuş. Evde koşulmazmış, çünkü komşular rahatsız olurmuş. Oyuncaklarımızı dökerek oynayamazmışız, ev dağılırmış.

Soruyorum size. Biz ne yapacağız peki? Bilgisayardan başka seçeneğimiz var mı? Etrafı dağıtmadan, hiç ses çıkarmadan, döküp-kırmadan, ortalıkta çok görünmeden, annemizin televizyon dizilerine babamızın haberlerine maydanoz olmadan oynanacak başka oyun var mı?

Bilgisayardan kurtulmamızı istiyorsanız öncelikle bize alternatif oyun seçenekleri sunmanız gerekir. Gelin beraber oynayalım. Açıkçası ben babamla oynamayı bilgisayarla oynamaya tercih ederim. Ama babam çok yoğun. İşten geç geliyor zaten. Sonrasında yemek, haber derken ben uyumuş oluyorum. Annem mi? O da gündüz komşularda, yemek hazırlama, ev işlerini görme telaşesinde. E, akşam olunca da bulaşıklar var. Sonrasında ise dizileri başlıyor. Onun da vakti yok. Yani bize bilgisayardan başka oyun alanı ve oyun arkadaşı kalmadı.

Neyse çok uzattım herhalde. Ne yapayım ama, kendimi her yerde böyle anlatamıyorum ki. Lütfen en doğal hakkım olan oyunlarıma saygı gösterin. Ve beni oyunlarla eğitin.


Mehmet Teber

Oyun Benim En Doğal Hakkım Reviewed by Mehmet Teber on 5/11/2010 Rating: 5 Çocuk Oyun    Devamlı oyun oynuyorum diye bana kızıyorsunuz. Yok, oyun başında çok vakit geçiriyormuşum, işim gücüm oyunmuşum, kocaman a...

Hiç yorum yok:

HTML kodu kullanarak yazılan yorumlar onaylanmaz.

Yorumlarınızı yazarken menüden "Anonim"i seçiniz. Yoruma ad soyadınızı yazabilirsiniz.

Eğer bir Gmail hesabınız var ise, menüden "Google hesabı"nı oturum açıp seçebilirsiniz.

Menüden Adı/URL seçeneği ile, adınızı ve e postanızı yazabilirsiniz.