Türk Usulü Çocuk Sevgisi - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Türk Usulü Çocuk Sevgisi

Çocuk Sevgisi   

Çocuk dünyasını keşfeden ve gözlemleyen herkes şu üç noktayı fark etmiştir:


Öncelikle çocukların dünyası çok hassastır. Onlar bir fidan, bir yaprak ya da taze bir meyve gibidirler. Ruhları, kalpleri çok kırılgandır. Nasıl ki yeşil bir yaprağı alıp elinizde biraz eğip bükerseniz hemen incinir, çocuklarda bir cümleden, bir sözden kolaylıkla incinebilirler. Yaprağa uyguladığınız birazcık baskı yaprağın delinmesine ve yırtılmasına yol açar. Aynı şekilde çocuklara yapılan psikolojik, duygusal ya da fiziksel baskılar onların dünyasında çeşitli yaralar açabilir.

Çocuklar hakkında diğer gözlemlediğimiz gerçek ise onların hayal ve gerçeği kimi zaman ayırt edememeleridir. Çocuklar çizgi filmde izlediği bir kahramanı gerçek zannedebilirler. Rüyasında gördüğü olayları gerçekte olmuş gibi anlatabilirler. Hayal dünyasındaki bir kahramanla konuşabilirler. Hayalen havaya top atıp yakalamaya çalışın, sizi merakla ve eğlence ile izleyebilirler. Tam aksi şekilde günlük hayatlarındaki korkuları, onların hayallerinde ve rüyalarında devam edebilir.

Çocuklar hakkındaki üçüncü gözlemimiz ise onların büyüklerin yalan söyleyeceğine inanmamasıdır. Neredeyse ergenlik dönemine kadar çocuklar anne-babasının ya da büyüklerinin sözünü gerçek olarak algılar. Onların şakalarını, teselli sözlerini gerçek gibi algılarlar. “Sen uyu ay dede gelip seni öpecek.” derseniz buna inanabilirler. “Ben artık seni sevmiyorum.” derseniz sizin gerçekten onu sevmediğinize inanırlar. Bir anne çocuğuna “Bıktım artık senden, evi bırakıp gideceğim, sen de annesiz kalacaksın.” derse çocuk, gerçekten de annesinin gideceğini düşünür. O sözün, o anlık bir tepkinin ürünü olduğunu anlayamaz. Çünkü çocuklar büyüklerinden gelen sözleri gerçek gibi algılarlar. Bu durum dizi izlerken de ortaya çıkar. Çocuklar dizilerdeki büyük büyük adamların yaptıklarını doğru kabul ederler. Dizi kahramanı adam öldürüyorsa, çocuklar kahramanla yaptığı işi ayıramadığından adam öldürmeyi normal kabul ederler. "Adam öldürmek kötü bir şeyse bu büyük amcalar neden öldürüyor? Demek ki insan, gerek duyduğunda adam öldürebilir" diye akıl yürütürler. Bu nedenlerdir ki, televizyonda şiddet gören çocuklar şiddeti kendi dünyalarında da uygulamaya başlarlar.

Şimdi çocuklar hakkındaki bu üç gerçeği aklımızda tutarak devam edelim. Biz Türkler çocuklara olan sevgimizi ifade ederken yanlış yöntemler seçebiliyoruz. Bu yanlış yöntemler çocuklara sevgi aşılamak yerine onları korkutuyor açıkçası.

Örneğin yeni kardeşi olan bir çocuğa. "Ooo senin pabucun artık dama atıldı. Annen baban seni sevmeyecek." diyebiliyoruz. Bunu söylerken niyetimiz aslında çocukla iletişim kurmak. Ancak çocuklar bizim bu söylediklerimizi gerçek gibi algılayıp, gerçekten de anne babalarının kendilerini sevmeyeceğini düşünüp üzülüyorlar. Bu basit şaka, onların ruhlarını ve kalplerini incitiyor. Bu sözü söyleyen kişiden ise uzaklaşıyorlar.

Ya bazen yine sevgimizi göstermek için "Kardeşini alıp götüreceğim. O artık bizim çocuğumuz olacak." diyoruz. Mesela amcam büyük kızıma diyor ki, "Ben senin kardeşini ceketimin içine koyup götüreceğim. O artık benim kızım olacak." Büyük kızım da başlıyor ağlamaya. Amcamın niyeti büyük kızımla iletişim kurmak, belki onu sevdiğini göstermek ama kullandığı yöntem kızımı incitiyor. Çünkü o duyduklarını doğru olarak kabul ediyor. Amcamın kurduğu bu senaryo geceleri benim kızımın rüyasına girebiliyor.

Arabayla giderken "Seni şimdi çöp tenekesine atacağım." diyerek çocuklara takılmak istiyoruz. Ancak bu basit cümle minik dünyaları tedirgin etmeye, onların ruhlarında yaralar açmaya yetiyor da artıyor bile. Aynı şekilde "Artık anneni aldım. O benim annem olacak. Sen de annesiz kal." cümleleri çocukları korkutuyor ve bunu diyen büyüklerinden soğutuyor. Bunun yanında gerçek dünyada yaşadığı bu korkutucu olay onların rüyasına da giriyor.

"Hım hım teyze seni gelip götürecek. Doktor amca gelip sana iğne yapacak. İçeride öcüler var onlar seni yiyecek. Sen uyurken senin ellerini ayaklarını kediler, fareler gelip yiyecek. Baban gitti bir daha eve gelmeyecek." gibi cümleler dilimizde çok dolaşıyor.

Hepimiz çocuklarımızı seviyoruz, bazen sevgimizin tezahürü olarak onlara takılmak ve onlarla iletişim kurmak istiyoruz. Ancak bunu yaparken çocukların hassas ruhlarını incitebiliyoruz. Onların bizlerin söylediklerini gerçek gibi gördüğünü bilmemiz gerekiyor. Çocuklarımızı korkutarak, tehdit ederek, kızdırarak sevmek yerine olumlu cümlelerle sevmeyi tercih etmeliyiz.
 
Mehmet Teber
Türk Usulü Çocuk Sevgisi Reviewed by Mehmet Teber on 4/11/2011 Rating: 5 Çocuk Sevgisi    Çocuk dünyasını keşfeden ve gözlemleyen herkes şu üç noktayı fark etmiştir: Öncelikle çocukların dünyası çok hassastı...

Hiç yorum yok:

HTML kodu kullanarak yazılan yorumlar onaylanmaz.

Yorumlarınızı yazarken menüden "Anonim"i seçiniz. Yoruma ad soyadınızı yazabilirsiniz.

Eğer bir Gmail hesabınız var ise, menüden "Google hesabı"nı oturum açıp seçebilirsiniz.

Menüden Adı/URL seçeneği ile, adınızı ve e postanızı yazabilirsiniz.