Van Günlüğü-11 Nisan - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Van Günlüğü-11 Nisan

Van Gölü   

Evet bir haftadır günlüklerimizle birlikte sizlerle olduk. Çünkü biz burada 3 kişiydik ama Yeryüzü Doktorları'nda, İGEDER'de ve Pedagoji Derneği'nde bizim heyecanımızı paylaşan bir çok arkadaşımız vardı. Günlüklerle onların da bu heyecanı paylaşmalarına vesile olalım istedik.

 
Yeni Bir Sabah!

M. Teber: Dün gece malum çok geç yatmıştık. Sabah da haliyle kalkmak zor oldu. Sabah Merve ve Ebru yeniden Güveçli'ye gitti. Çünkü ziyaret etmediğimiz sınıflar vardı. Ben sabah kalktım, incelenmesi gereken o kadar  çok dosya vardı ki, nasıl yetiştireceğimi bilemiyordum. Dönüş uçağımız dokuzdaydı ve bu gün içinde tarama sonucu rapora dökmeli ve hem sağlık müdürlüğü hem de milli eğitim müdürlüğü ile paylaşmalıydık. Bunu yapmadığımızda sadece ölçüm yapıp gitmiş olacaktık ve bence emeğimiz boşa gidecekti. Sorunlu çocukları görüp tedavi için adım atmadan gitmek vicdanen de zordu. Bu nedenle oldukça stresliydim. Arkadaşlar da ellerinde yeni formla döneceklerdi. Sonunda yarınki uçağımızı saat 15.00'e alarak biraz rahatladık. Çünkü yine gece boyunca çalışıp yarın rapor sunma işini bitirebilecektik.

Merve: Sabah erkenden Ebru’yla birlikte uygulama yapamadığımız sınıfların dersine girdik. Döndüğümüzde biraz bir şeyler atıştırıp hemen raporlamaya koyulduk. Baktık ki çok sıkışacağız en iyisi bilet tarihlerini erteleyelim dedik. Bileti daha geç bir saate aldırınca Mehmet Hocaya bir rahatlık çöktü :) Sonunda bütün dosyalar okunmuş, tasnif edilmişti.

Ebru: Bugün Van’daki son çalışma günümüz. Normalde bugün sadece rapor yazacaktık ama Güveçli İlköğretim Okulunda tarama yapmadığımız bazı sınıflar kalmıştı. O yüzden bugün sadece ben ve Merve gittik Güveçliye. Sabah erken saatte Doğan ve Mustafa Bey ile yola çıktık. Doğan Bey her zamanki gibi süper kullanıyordu aracı :) İkinci ders saatinde vardık okula. Okulda kısa bir tur atıp girilmeyen sınıfları tespit ettik. Merve 2. Sınıflardan bir sınıfa girdi, ben de 7. Sınıflardan birine. Lakin heyecanlı 7. Sınıflar kendi sınıflarına daha önce geldiğimizi unutmuşlar. Ufak bir karışıklıktan sonra doğru sınıfı buldum ama sınıfta sınav olduğu için o ders müdür odasında beklemeye karar verdim. Mustafa Bey ise beni Yeryüzü Doktorlarının konteynerına davet etti. Doğan ve Ender Bey menemen yapıyordu. Kahvaltı yapmadığım için mis gibi koktu bana ama zil çaldığı için gitmek zorunda kaldım :)
Üç ders boyunca 4. Sınıflardan birinde taramayı gerçekleştirdim. Oldukça hareketli çocuklardı. Ders sonunda Merve ile beraber Yeryüzü Doktorlarının aracının yanına gittik. Bir de baktım ki ne kadar kirlenmiş bu araç. Aracının arkasına “beni yıka Mustafa!” yazdım. Mustafa Bey kimin yazdığını çok merak etti ama öğrenemedi :) Mustafa Bey, ben ve Merve hatıra fotoğrafı çektirdik Güveçli ilköğretim Okulunun bahçesinde. Sonra da araca binip otele dönmek üzere yola çıktık.

Cümle Tamamlama!

M. Teber: Dosyaları eleyip riskli öğrencileri belirleme işimiz saat 15.40'a kadar sürdü. Bu arada arkadaşların yolda gelirken benim için doldurdukları cümle tamamlama formunu keyifle okudum. "Bir türlü kurtulamadık Mehmet Hoca'dan, Mehmet Hoca bizi çok çalıştırıyor" gibi ibarelerle dolu bir formdu bu. Güldüm ama içinden de "Görüşeceğiz sizinle" dedim... Ve bu formun aynısını onlar için doldurdum. Doldururken de hiç acımadım :)

Ebru: Geri dönüş yolculuğu sırasında Merve, Biere Cümle Tamamlama Testini doldurmayı önerdi. Testleri mizahi olarak doldurup öğrencilerin dosyalarının arasına koyduk. Mehmet Hocanın tepkisini çok merak ediyorduk :) Mehmet Bey restorandaki köşemizde dosyalarla boğuşuyordu, bayağı stres olmuştu.  Bugün girdiğimiz sınıfların dosyalarının tasnifini yaptım, istatistiklerini aldım. Daha sonra otelin pastanesine inip paklava aldım ekibe :) Mehmet Hoca, Merve ve benim cümle tamamlama testlerimizi çalışma esnasında sesli olarak okumaya başladı. Her madde de gülmekten kırılıyorduk :) Daha sonra Mehmet Hoca ile Mustafa Bey’e de testi doldurttuk. Mehmet Hoca bizden intikam almak için gayet hoş (!) cevaplar verdi. Mustafa Bey ise bazı sorular da duygulandı. Zaten gayet hassas birine benziyor.

Alış Veriş!

M. Teber: Sonrasında arkadaşlarla alışverişe çıktık. Otlu peynir, kavut unu isteyenlerimiz vardı. Ufak tefek hediye de almak gerekirdi. 1 saat boyunca çarşıda yağmur altında gezerek hem hava aldık, hem de işlerimizi hallettik. kalabalık caddelerde yürümeyeli uzun zaman olduğunu işte o zaman fark ettim :)

Merve: Biraz dışarı çıkıp hava almaya ihtiyacımız vardı ve tabi ki biraz da alışveriş. Vana gelip de poşu almamak olmaz bugün bir tane aldım arkadaşımın siparişi üzerine yarın da kendime alacağım. Van’ın nesi meşhur ;otlu peyniri, Gelirseniz bir tadın derim. Yaklaşık 1 saat dolandık, yerel Pazar bulmaya çalıştık. Kültürel bir şeyler bulmak biraz zor, bildiğimiz mağazalar var ama yerel esnaf oldukça kısır çeşitlilik açısından.

Ebru: Biraz çalıştıktan sonra ekiple beraber dışarı çıktık. Hafif bir yağmur yağıyordu. Tuşba Halk Pazarına gittik. Biraz dolandık.Daha sonra başka alışveriş yerlerine gittik. Otlu peynir almak için Peynirciler Çarşısına gittik. Herkes otlu peynirini aldı oradaki bir esnaftan. Alışverişten sonra otele döndük.

İlk Ayrılık!

M. Teber: Otele döndükten sonra odamıza çekildik. Akşam 19.00 gibi toplanacaktık. Ne var ki ben uyuyakalmışım. Dün geceden sonra bu uyku iyi geldi aslında. Kapı sesi ile uyandım. Ender ve Doğan Beyler veda ziyareti için gelmişlerdi.  Onlarla buruk bir ayrılık yaşadık. Sonrasında hazırlanıp yemeğe indim. Nedense geldiğim günden bu yana bu otelin yemeklerini hiç yemedim. Sadece çorba ve salata aldım. Isınanamıştım yemeklerin sunumuna. Tadlarına bakmadım bile bu yüzden.

Merve:
Ve tabi ki otele geri döndüğümüzde 20:00 da restoranda buluşmak üzere sözleştik. Tam yemeğe indiğimiz anda Ender ve Doğan Bey gelip bizimle vedalaştılar. Çok ani ve hüzünlü oldu aslında yarın onlar sağlık taraması yapacakları için görüşemeyecekmişiz.  Bu arada Mehmet Hoca uyuyakaldığı için akşam yemeğine yarım saat rötarlı indi. Biz aramasaydık kim bilir saat kaçta…. :)

Ebru: Saat 19.00 da yemeğe indik Merve ile. Biz yemek yerken Mustafa, Ender ve Doğan Beyler geldi. Yarın son günümüzdü ve Doğan ve Ender Bey ile görüşemeyecektik. Kendileri ile vedalaştık. Biraz garip oldum o anda. Çok alışmışım hepsine…  Mehmet Hoca uyuyakalmış :) Vedalaşmak için uyandırmış Mustafa Bey.
 
Gözden Geçirmeler!

M. Teber: Son gözden geçirme işlemlerini 20.00-23.00 arası yaptık. Bu arada Ebru'ya çok takıldım. Onlar için doldurduğum inceleyici formu twittera taşımaya cüret etmişti. E çalışma bitince odalara çekildik. Benim işim vardı gerçi . İlgili birimlere sunmak üzere özet raporu yazacaktım ve ilgili birimlerle paylaşacaktım.  Bu günlüğü yazarken hala rapor bitmedi. Bakalım kaçta bitecek. Bitince sizlerle de paylaşacağım.

Merve: Ve son çalışmamızı yapmak için restoranın aynı masasını yine zapt ettik. Son haline çok yaklaşmıştık artık ama içimde çok büyük bir hüzün vardı. İsimleri dosyalara sığdırdık ama  gördüklerimizi, hissettiklerimizi koyarken yüreklerimize sığdırabilecek miyiz acaba? Yoksa yağmur olup damla damla yağar mı içimizden taşanlar? Yarın yine erken kalkılacak çünkü Mustafa Bey bizi Van kahvaltısına götürecek=514; Mustafa Bey’i de anlatmak istiyorum biraz aslında. Yeryüzü doktorlarının projelerini yürütüyor. Çok güler yüzlü, iyi niyetli, samimi bir insan. Bir gün bir yerde gönüllü olmak isterseniz ulaşın derim, sizinle A’dan Z’ye ilgilenir, iyi de bir dost kazanmış olursunuz. Ha tabi Ender ve Doğan Beyleri de ziyaret edin derim bir gün eğer Van’a yolunuz düşerse. Kırmızı kırmızı yelekleri var görseniz hemen tanırsınız=514;

Ebru: Yemekten hemen sonra çalışmaya başladık. Riskli çocukları, risk boyutuna göre tekrar ayırdık. Yemekten önce Mehmet Hoca’nın cümle tamamlama testindeki bazı cevapları twitterda paylaşmıştım. Müstakbel milli eğitim bakanı çok kızdı :) Dilinden kurtulamadım bütün çalışma boyunca. Baklava aldım kâr etmedi, çay söyledim yine olmadı :) Alıştık biz valilerin, bakanların vs nazına :)

Teşekkür!

M. Teber: Buraya gelmemize vesile olan Yeryüzü Doktorlarına, İGEDER'e bir teşekkür borçluyum. Yeryüzü Ekibi'nden Mustafa, Doğan ve Ender Bey'ler bizi çok iyi ağırladılar. Onlara da teşekkür ediyorum. Proje sürecinde hep yanımda bana eşlik edeni yoğun çalışma programına ayak uyduran, büyük özveri ile çalışan arkadaşlarım Merve ve Ebru'ya nasıl teşekkür edeceğimi ise bilmiyorum. Ve sonrasında siz okuyuculara teşekkür borçluyum. Dualarınızla, mesajlarınızla, yorumlarınızla bizimle oldunuz ve destek verdiniz. Yarın buradan dönmek zor olacak...

Merve: İlk olarak beni bu projeye dahil ettiği için Mehmet hocama çok ama çok teşekkür etmek istiyorum. Bilgisinden, tecrübesinden paylaşım yaparken hep öğretici, yol göstericiydi. Belki de 1 yıllık bir çalışma hayatında kazanılabilecek tecrübeyi birinci elden öğrenmeme olanak sağladı. Hatta bugün bana EXCEL bile çalıştırdı. Güzel oda arkadaşlığından dolayı Ebru’ya, tüm Yeryüzü Doktorları ekibine ve tabi ki sımsıcak gönlüyle bize kucak açan Van halkına ve bahçemizin uzak köşesinde yetişen mis kokulu güllerine, canlarıma, tüm çocuklara sonsuz teşekkürler.
Van Günlüğü-11 Nisan Reviewed by Mehmet Teber on 4/12/2012 Rating: 5 Van Gölü    Evet bir haftadır günlüklerimizle birlikte sizlerle olduk. Çünkü biz burada 3 kişiydik ama Yeryüzü Doktorları'nd...