Van Günlüğü-5 Nisan - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Van Günlüğü-5 Nisan



Biliyorsunuz, bugün bir proje için Van'a ayak bastık. Projeyi Yeryüzü Doktorları, İGEDER ve Pedagoji Derneği işbirliği içinde gerçekleştiriyoruz. Bir hafta boyunca Van'ın köylerini ziyaret edip bir ruh sağlığı taraması yapacağız. Van'da geçirdiğim günün akşamında günlük yazıp sizlerle paylaşmak istedim. Hem size, hem de kendime bir hatıra olsun diye. Saha sonra proje genişledi ve diğer iki asistan arkadaşlarımız da günlük yazdı. Sonra da bu günlükleri birleştirme kararı aldık. Aynı olayal üç farklı gözden bakasınız diye.

5 NİSAN 2012 - PERŞEMBE

Başlarken

Ebru:
Yeryüzü doktorları, İGEDER ve Pedagoji Derneği’nin ortak yürüttüğü “Sosyal-Psikolojik Destek Projesi” duyduğum anda beni heyecanlandıran bir projeydi. Uzaktan duyduğumuz ama acısını tam hissedemediğimiz (hele benim gibi ’99 marmara depremini yaşamamış biri için) insanların özellikle çocukların içine karışıp onlara yardım edecektik…

Merve:
Bir klasiktir ki ne zaman gökyüzünde bir uçak görülse “uçak beni şuraya götür, uçak sevdiklerime selam söyle” denir. Bu kez ne selam söyledik ne de dilekler tuttuk gökyüzüne bakıp, “durun Van da inecek var dedik!” İstanbul’dan gelen ekip 4 kişi. Biri Ebru; oda arkadaşım. Biri Mehmet Teber uzun yıllardır tanıdığım, tek sözüyle ailemden Van’a gidebilmek için izin aldığım bir hocam.

Yollarda

M. Teber: Uçağımız Van'a saat 12.30 gibi kalkacaktı. THY ile gidiyoruz Van'a. Asistanlarımız Merve ve Ebru ile burada buluştuk. Yeryüzü Doktorları'ndan proje koordinatörü Mustafa Bey'de geldi. Bir Atatürk Havalimanı klasiği olarak geç havalandık. Saat 14.40 gibi Van'a iniş yaptık. Van'a inerken soluma baktığımda Van gölünü görüyorum, sağda ise karla kaplı dağlar var. Soluma bakınca yerden epey yükseğiz, sağıma bakınca ise neredeyse dağa inecekmiş gibi.  Sağda beyaz karlar, solda ise mavi deniz. Sanki uçağın iki yönü iki farklı yere inecek gibi bir hava var.

Ebru: 5 Nisan sabahı saat 10.00 gibi Atatürk Havalimanı’na ulaştım. Mehmet Hoca ile anlaştığımız saatten daha erken bir vakitti. Bagaj ve bilet işlerini halledip Mehmet Hoca ve diğer arkadaşı (Merve) beklemeye başladım. Yaklaşık 11.30 gibi buluştuk. Van’a 12.30 seferini düzenleyecek uçağın yolcu alım kapısına yöneldik. Proje hakkında konuşmaya başladık. Biz sohbet ederken Yeryüzü Doktorlarından Mustafa Bey geldi. Oldukça güleryüzlü biriydi. Kendisi ile Yeryüzü Doktorları hakkında kısa bir sohbet edip uçağa geçtik. Uçağımız 15 dakika rötarla kalktı ve yaklaşık 1 saat 45 dakikalık bir yolculuk sonunda 14.40 da Van’a ulaştık.

Hava Durumu

M. Teber: Havada pilot, indiğimizde bizi 6 derece sıcaklığın beklediğini söyleyince bile üşümüştüm. İnince bir de ne görelim günlük güneşlik hava. Ancak sıcaklık yine 6 derece. İstanbul'un 6 derecesi bizi üşütür. Van'da ise sanki sıcaklık 15-16 derece gibi. Bu da nem farkı olsa gerek.

Merve: Doğrusu hava çok soğuk değil, ben İstanbul’da daha çok üşüyorum. Yarından itibaren köylere gidip ruh sağlığı taramasına başlayacağız. Dün bütün gece uyuyamamıştım; hazırlamam gereken bir ödevim vardı. Bugün uykumu iyi almam gerektiğini hissediyorum.

İlk İzlenimler

M. Teber:
Yeryüzü doktorlarının arabasına binip otele doğru yola koyuluyoruz. Yolda yön gösteren tabelalardan birisi İran'ı gösteriyor. şehir içinde bir başka ülkeyi gösteren tabelaya ilk defa tanık olduk. Acaba bu kavşağa gelip de "Acaba İran'a nereden gidebilirim?" diye düşünen kaç kişi vardır? Merak ettim doğrusu.

Büyük Urartu Otel

M. Teber:
Otel, Büyük Urartu Otel. Girişte kocaman bir duyuru var. Otelimiz iki bin bilmem kaç yönetmeliğine göre yapılmıştır. Yani sağlamdı. Deprem sonrası normal herhalde. Tüm sivil toplum kuruluşları bu otelde kalıyormuş. Odalarımıza geçtik. Odada bir toz kokusu vardı. Meğersem, otelde güçlendirme çalışmaları devam ediyormuş.. Otel buranın en iyi oteli ama şu ana kadar kaldıklarım içinde standartları en düşük olan otel. Ama idare eder.

Ebru: Valizlerimizi alıp, Yeryüzü Doktorları ile Büyük Urartu Oteli’ne geçtik. Bu otel yıkılan Bayram Oteli’nden sonra Van’da en çok talep gören otelmiş. Otel yetkilisi ile deprem hakkında konuşurken deprem için yaptığı yorum cidden etkileyiciydi. “Allah’tan gelen güzeldir, geldi geçti çok şükür!”

İlk Toplantı ve İlk Yemek

M. Teber:
Biraz dinlenip, kısa bir toplantı yaptık. İhtiyaç listesini belirledik. Kırtasiyeye gidip onları aldık. Sonra da akşam yemeği için dışarı çıktık. İlk defa Ayran Aşı çorbası içtim. Buraya özelmiş ve oldukça da beğendim. Sonrasında söylemesi ayıp sac kavurma geldi. Etin tadı uzun süredir tatmadığım bir tat. Sivas'a giderdik, orada yeni bir hayvan keserlerdi ve yerdik. Onun tadı gibi. taze olduğu belli. Bu tadı en son Antep'ten hatırlıyorum. Buralarda insanın kilo almaması çok zor çünkü, yemekten önce gelen aperatifler insanı zaten doyuruyor :)

Ebru: Merve ile odamıza çıktık. Dinlenmek için yaklaşık 1,5 saatimiz vardı. Sonra okullar ve öğrenciler ile ilgili teknik bilgiler için Yeryüzü Doktorları ile toplantı yapacaktık. Toplantıda gidilecek köyler, okulların durumu, öğrenci sayısı hakkında bilgi aldık. Yapacağımız etkinlikler ve çalışmalar hakkında doktorlara bilgi verdik. Toplantıdan sonra kırtasiye malzemelerini almaya gittik. Sıkı bir pazarlıkla alışverişimizi tamamladık. Çaylarımızı içtik ve akşam yemeği için bir lokantaya geçtik. Van mutfağının önerilen yemeği “sac kavurma”yı tecrübe ettim. Harikaydı :) Yemekte de sohbetlerimize devam ettik. Mehmet Hocadan sağlıklı beslenme üzerine tüyolar aldık :)

İlk Hazırlıklar

M. Teber:
Yemek sonrası tekrar oteldeyiz. Asistanlarla birlikte yarın uygulayacağımız programın akışını belirledik. Aynı standardı yakalamak için kararlar aldık. Programa "Duygu Yarışı" oyunu ile başlayıp sonrasında "Bir Aile Çiz" resim testi ile devam edeceğiz. Testin ardından "Kelime Türetmece" oynayacağız.  Sonra "Cümle Tamamlama Formu" nu doldurtacak ve yine bir oyuna yelken açıp "Nesi Var" oynayacağız. Kapanışı travma etkilerini ölçen bir formun ardından yine güzel bir etkinlikle yapacağız. Ortalama bir sınıfa iki saat süre ayırmayı planlıyoruz. Akşam otele döndüğümüzde ise resimleri ve formları inceleyip, durumunu kritik gördüğümüz öğrencileri ilgili mercilere raporlayacağız.

Ebru: Otele döndükten sonra kısa bir süre dinlendik ve ben, Merve ve Mehmet Hoca etkinlikler ile ilgili bir toplantı yaptık. Toplantıda çocuklarla tanışma ve kaynaşma için oynatabileceğimiz oyunlara karar verdik. Etkinlikleri ve oyunları bir sıraya koyduk. Ruh sağlığı tarama formu oluşturduk. Toplantımızın sonlarına doğru Mustafa Bey de bize katıldı. Birlikte çaylarımızı içtik. Günün sonunda da yarın ki koşuşturmaya hazırlanmak ve dinlenmek için odalarımıza çekildik.

Merve:
Yemekten sonra oturup yarınki programın akışını yaptık. Hala tamamlanması gereken adımlar var. Sabah da erkenden kahvaltıya ineceğiz. Ben hiçbir şeyi sistematik yapamam zaten, günlüğü de kronolojik yazamıyorum elbette. Huy işte :) Çocukların çizecekleri resimleri çok merak ediyorum ki formlarla birleşince çok değerli bir veri havuzu oluşacak. Burada insanlar büyük acı yaşadılar, evet henüz görev başı yapmadığımız için yüzlerde göremedik bunu ama yıkık dökük, hasarlı binalar, dıştan bakılınca gözüken kolonlar birçok şeyi anlatıyor. Binaların bu hali bile insanı üzerken insanların iç dünyasındakiler dile gelse neler hissederiz kim bilir?
Van Günlüğü-5 Nisan Reviewed by Mehmet Teber on 4/05/2012 Rating: 5 Biliyorsunuz, bugün bir proje için Van'a ayak bastık. Projeyi Yeryüzü Doktorları, İGEDER ve Pedagoji Derneği işbirliği içinde ger...

Hiç yorum yok:

HTML kodu kullanarak yazılan yorumlar onaylanmaz.

Yorumlarınızı yazarken menüden "Anonim"i seçiniz. Yoruma ad soyadınızı yazabilirsiniz.

Eğer bir Gmail hesabınız var ise, menüden "Google hesabı"nı oturum açıp seçebilirsiniz.

Menüden Adı/URL seçeneği ile, adınızı ve e postanızı yazabilirsiniz.