Van Günlüğü-7 Nisan - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Van Günlüğü-7 Nisan

7 NİSAN CUMARTESİ

Bugün hafta sonu ama biz yine okullardaydık. Van'da deprem sonrası uzun süre eğitim yapılmadığı için Cumartesi günleri de eğitim yapılıyor. Bizim için de bir fırsat oldu bu durum. Sonuçta daha çok öğrenciye ulaşabilecektik.

 

Hastamız Var!

M. Teber: Sabah 06.00 gibi kalktık. Çünkü Güveçli Köyü'nde eğitim 07.30'da başlıyordu. 40 dakikalık yolu düşündüğümüzde ancak yetişebilirdik. Sabah kahvaltıya inmeden Ebru arkadaşımızın hastalandığını ve acile gittiğini öğrendik. Allah'tan otelin hemen yanında hastane var. Midesini üşütmüştü arkadaşımız. Oldukça halsizleşmişti. Tetkikler, serum derken kendini biraz toparladı. Yanımızdaki Yeryüzü Ekipleri'nden Ender ve Doğan Bey rakımdan ve soğuk havadan olabileceğini söylediler. İlaçlarını alıp Ebru arkadaşımızı dinlenmesi için otele bıraktık, şifalar diledik ve yola çıktık.

Merve: Sabah 6 gibi uyanıp hazırlandık, kahvaltıya indiğimizde Ebru  kendini pek iyi hissetmediğini söyledi. Biz de hemen hastaneye gittik, serum takıldı ve tahliller yapıldı. Dinlenmesi için Ebruyu otele bırakıp köye doğru yol aldık.

Ebru: Van'daki üçüncü günüme şiddetli bir mide bulantısı ile uyandım. Kahvaltı için restoranda indiğimde yemek kokusu beni iyice mahvetti. Merve’yle beraber otelin arkasındaki hastanenin aciline gittik sabahın 7sinde. Muayene, tahliller, serum şeklinde devam etti her şey. Bunun anlamı bugün okula gidemiyordum.

Güveçli'de Yorgun Bir Gün

M. Teber: Güveçli'de bugün Merve ile ben ancak 3 sınıfa girebildik. Bir sınıfta iki ders saati kalıyoruz. Akşama kadar 6 derse girmiş olduk. 6 saat boyunca ayakta aktif ve konuşmacı olmak bizi yormuştu açıkçası. Bu arada öğle yemeğini okul müdürümüz Hasan Bey'in  okulun yanındaki lojmanında yedik. Güzel bir misafirlik oldu benim için. Onun tatlı kızları ve küçük oğlu Yusuf ile tanıştık. Pek onlar bizle tanışmasa da :)

Merve: Bugün uygulamaları ayrı ayrı yaptık yani herkes sınıfta tekti. Girdiğim sınıflardaki çocuklar öyle kibar ve hürmetli ki birbirimize teşekkür ede ede bir hal olduk. Beraber oyun oynadık resim yaptık. Lütfen bir daha gelin, keşke siz de öğretmenimiz olsanız cümlelerini öyle çok duydum ki. Sürekli evli misiniz diye soruyorlar, burada evlenme yaşı oldukça küçük, erkek çocuklar sesli sormaya utanıyor, gelip kulağıma söylüyorlar. Sonra kızlar küçük gösterdiğim için evlenmediğim kararına vardı. Girdiğim bütün sınıftaki çocuklarla çok iyi anlaştık, burada “ilgi” her şeyden değerli. Öğrencilerden biri bir fotoğrafımı istedi. Yanımda sadece 2 adet vesikalık fotoğrafım vardı. Fotoğraf konusu resmen izdihama dönüştü, “sizden bir hatıra kalsın bize” diyorlar. En son sınıftan 2 görevli seçip fotokopiyle çoğaltmaya karar verdiler. En üzüldüğüm anlardan biriydi… Öğle yemeğini okul müdürünün evinde yedik, bence çok güzel bir aile ortamları var. Müdür Bey’in çocukları YERYÜZÜ DOKTORLARI’yla kanka olmuş resmen, onlar da çocukları çok seviyor.

Sonrasında girdiğim sınıftaki öğrenciler de çok iyiydi. Kalabalık olmalarına rağmen çok rahat çalıştım. Öğrencilerin hepsi bir kere kendi yanlarında oturmamı istiyor. Lütfen gitmeyin, 23 Nisanda gösteri yapacağız bizi izleyin diyorlar. Sadece 2 ders görüyorlar ama kurulan bağlar öyle kuvvetli ki. Çıkışta diğer sınıftaki kızlar yanıma geldi; sizi bir kez öpüp, sarılabilir miyiz dediler. Sıkı sıkı sarıldık…

Güzel Haber

M. Teber: Geri dönüş yolunda güzel haber Pedagoji Derneğimizden geldi. Bugün arkadaşlar Milli Eğitim Bakanımız ile görüşüp, maneviyatla ilgili derslerin pedagojik olarak nasıl işlenebileceği ile ilgili hazırladığımız raporu kendisine teslim edecekti. Şükür bu hedeflerine ulaştılar.

Raporlama Devam Ediyor..

M. Teber: Otele geldiğimizde yorgunduk ama değerlendirmemiz gereken oldukça fazla dosyada vardı. Bir saatlik dinlenmenin ardından, yemek yedik ve tekrar değerlendirme toplantısına başladık. Ancak Ebru'nun rahatsızlığı devam ediyordu. Tekrardan acile gidip bir iğne oldu. Biz de yanındaydık. İğne olunca hem biyolojik hem de psikolojik olarak kendine geldi Ebru :) Saat 23.00 kadar süren değerlendirmeler ve sonrasında tekrar odamızdayız.

Merve:
Akşam dönüşte biraz dinlenip raporlamaya başladık. Raporlama kısmı değil ama tasnif ve düzen kısmı benim için biraz zor. Üniversitedeki arkadaş grubumda herkesin farklı bir özelliği vardır. Bizim grupta düzen işinden, kaynakçadan, metin boyutu-satır boşluğundan sorumlu arkadaş Simay ve Kemal’dir. Ben daha çok işin yaratıcılık kısmında görev alırım. Şimdi ekibim yanımda değil, daha az gelişen özelliklerimle bir şey yapmaya çalıştığım için daha yavaşım. Sol elimle yazı yazmaya çalışıyormuş gibiyim.

Ebru: Otelde dinlendim bütün gün. Ama hala iyi değildim. Çok az şey yiyebilmiştim. Akşam yemeğinde yine fenalaşınca tekrar acile gittim ve iğne vuruldum. İğne işe yaramıştı. 2-2,5 saat çocukların yaptığı resimleri ve doldurdukları testleri yorumladık ve raporladık. Riskli ve risksiz çocukların dosyalarını alfabetik sıraya göre ayırıp klasörlere yerleştirdik. Saat 00.00 a yaklaşıyordu. Herkes oldukça yorulmuştu. Raporlama işlemine yaparken Mehmet Hocadan üçüncü proje fikri daha çıktı. Çocukların çizdiği aile resimlerinden en dikkat çekenleri kullanıp bir resim sergisi yapmaya karar verdik. Bayağı bereketli bir proje olacağa benziyor bu sosyal-psikolojik destek projesi. Tek proje için çıktık şimdiden üç oldu. Bakalım daha neler çıkacak :)
   
Öğrenciler Üzerine Gözlemler

M. Teber: Bugün sizlere öğrenci gözlemlerimden bahsetmek istiyorum. Van'ın kavruk yüzlü güzel öğrencileri ki - soğuk ve sıcak hava şartları onların yüzlerine bu esmerliği veriyor diye düşünüyorum - oldukça samimiler. Onlarda bir laçkalık çok göremezsiniz. Öğretmenlere karşı çok saygılılar. Özgüvenleri tahminimden daha yüksek. Daha girişken ve konuşkanlar. Bir de kibarlar. Bize sınıfa girdiğimizde hoş geldiniz, giderken güle güle diyorlar. Yaptıkları resimlerin altına "Sizi seviyoruz" rahatlıkla yazabiliyorlar. Teneffüste yanımıza gelip sohbet ediyorlar. Orada olmamızdan o kadar mutlular ki.

Sınıflarda dikkat çeken bir diğer nokta yaş farkının çok olması. Aynı hem çocuk hem genç görmek mümkün. Okula verilen ara, geç başlamak bunun sebeplerinden. Yani yaş olarak sınıflar homojen değil. Bizim boyumuza yetişen delikanlılar da var, masum çocuklar da. Ancak oynadığımız oyunlara hepsi istekle katılıyorlar. Bana Kürtçe öğretirken oldukça heyecanlanıyorlar. Dosyaları dağıtırken yardımcı olmak için çırpınıyorlar.

Gözleri ve gönülleri tok bu çocukların. Uygulama için kalem dağıtıyoruz. Sizde kalsın diyoruz ama getirip geri veriyorlar. Anket formlarına yansıyan bilgisayar istekleri var. FATİH Projesinin bu köylere kadar geldiğinde bu çocukların istekleri karşılanacak diye düşünüyorum. İstanbul'a gelince yanıma uğrayın diyorum ama hayallerine İstanbul'a gelmek, üniversite okumak o kadar uzak geliyor ki. İnanmıyorlar. Kendilerine oradan başlayıp orada biten bir hayat çizmişler. Erkekler otobüs şoförü olmak istiyorlar. Kızlar ise zaten 8. sınıf sonrası okulu bırakıp bir kaç yıl içinde evlendiriliyorlar.

Dikkatimi çeken bir diğer nokta öğrencilerin birbirlerinin aile yapılarını, kardeş sayılarını tamamen bilmesi. Büyük şehirde bir öğrenci yanındaki sıra arkadaşının kardeşlerini tanımaz. Ama burada herkes herkesin tüm ailesini sayabiliyor. Çünkü sadece okulda değil hayatın içinde de beraberler.

Bu beraberlik öğretmenlerle de sürüyor. Öğretmen büyük şehirlerdeki gibi sadece derste görülen kişi değil. Okulun bahçesinde maç yapılan, beraber servise binilen, köyde beraber gezilen biri. Öğretmenler de onların sadece okulunda değil hayatlarının içinde. bu yüzden öğretmenler ile muhabbetleri çok iyi. Ancak saygı çizgisini koruyor çocuklar.

Van'lı çocukların en temel derdi bence hayalleri. Hayalleri çok dar. Van dışına çıkmak bile uzak ihtimal. Bu hayallerin önünü açtığımızda sanırım onlara en büyük iyiliği yapmış oluruz.

Bugün Cumartesi, yorucu bir gündü ve sanırım dinlenme vakti geldi. Yarın yeni bir ekiple tanışacağız ve üstüne üstlük Van'ı gezeceğiz. Hep birlikte tabi :)
Van Günlüğü-7 Nisan Reviewed by Mehmet Teber on 4/08/2012 Rating: 5 7 NİSAN CUMARTESİ Bugün hafta sonu ama biz yine okullardaydık. Van'da deprem sonrası uzun süre eğitim yapılmadığı için Cumartesi gün...

Hiç yorum yok:

HTML kodu kullanarak yazılan yorumlar onaylanmaz.

Yorumlarınızı yazarken menüden "Anonim"i seçiniz. Yoruma ad soyadınızı yazabilirsiniz.

Eğer bir Gmail hesabınız var ise, menüden "Google hesabı"nı oturum açıp seçebilirsiniz.

Menüden Adı/URL seçeneği ile, adınızı ve e postanızı yazabilirsiniz.