Van Günlüğü 8 Nisan - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Van Günlüğü 8 Nisan

8 NİSAN PAZAR Tatil Sabahı

M. Teber: Bugün Pazar. Okullar açık değil. Dolayısı ile gündüz boşuz. Bugün Van'ı gezmek istiyoruz. Gerçi hava sert rüzgarlı ve aynı zamanda sağanak yağışlı. Sabah Yeryüzü Doktorlarının yeni gelen ekibi Havva, Fatma ve Hatice Hanım ile tanışıyoruz. Yarın bir kaç milletvekilimiz projeye destek vermek için okula gelecek. Onlar bu işin organizasyonu ile meşgul.

Merve: Bugün tatildi, dünün yorgunluğundan olsa gerek sabah 9’da  uyandım.  Güzel bir kahvaltı yaptım; ben peyniri hep sevmişimdir ve otlu peynir de gerçekten çok güzel.  Yarınki organizasyon için gelen 3 kişilik bir bayan ekibiyle tanıştık. Onlar bugün çalışmalar yaptılar ama bizim planımız bugün gezmek.

Ebru: Bugün Pazar. Van’da okulların tatil olduğu tek gün… 2 ay eğitim öğretime ara verildiği için cumartesi günleri de ders var. Üstelik 7 saat! Haftaiçi de aynı şekilde. Öğretmenlerin bazıları günde 14 saat derse giriyor! Yani öğretmenden alınacak verimde ortada anlayacağınız. Neyse, Pazar günümüzü tatil olduğu için gezmeye ayırdık. Sabah 9.30 gibi kahvaltıya indik. İstanbul’dan 3 kişi gelmişti. Biri daha önceden tanıştığımız Boğaziçi’nden bir arkadaşımın annesi olan Havva Sula’ydı. Diğerleri de Fatma Hanım ile Hatice Hanım. Hatice Hanım, diş hekimiymiş. Fatma Hanım da Hayat Vakfı’nın yürüttüğü Çocuklar Sokakta Solmasın Projesinin fikir annesi. Tam bir çocuk aşığı… Onlar, Mustafa Bey ile pazartesi günü Halkalı Köyünde gerçekleşecek organizasyon için çalışacaklar ve Van’da bazı yerlere uğrayacaklar.
 
Van Kalesi

M. Teber
: Kiraladığımız araç ile önce Van Kalesine çıkıyoruz. İki yoldan çıkıyoruz. İlki farkına varmadan oradaki gençlerin bizi sürüklediği arkadan çıkış. 3 genç bize rehberlik yapıyor ve eski Van'ı kiliseleri ve camileri anlatıyor. Eski Tuşba'yı, kralın kaldığı mağarayı ve halka seslendiği mekanı görüyoruz. Gençler bir metni ezberlemişler ve ezberlediklerini pek de yorum yapmadan hızlıca okuyorlar. Bu geziden sonra kalenin asıl giriş kapısına gidiyoruz. Eski Urartu evi önünde fotoğraf çektirip, kahvemizi içtikten sonra bu seferde ön tarafından kaleyi ziyaret ediyoruz. Yağmurlu havada biraz üşüyerek ve bolca çamurlanarak yaptığımız bu ziyaret bir saat sürüyor. Van'a hakim bir noktadan Van'ı izlemek çok güzel. Her köşeden gelen horoz sesleri renk katıyor gezimize. Tabi kaleye çıktığımızda Van Gölü bir deniz gibi önümüzde duruyor.

Merve: Mehmet Hocanın araba kiralamasıyla başladık gezimize. Önce Van Kalesinin ilk yarısına tırmandık ki tam anlamıyla gerçek bir tırmanmaydı. Bence hocanın sorumluluk duygusu tavan yaptı :) Bazı yerler biraz sarp ve kaygan. Çok efor sarf ettik cidden ama manzaraya değerdi. Van’ı tepeden görmek muhteşem gerçekten, O kadar yüksekte olmak insanı iyi hissettiriyor. Tabi bacaklarım “et kesiği” dediğimiz ağrıyı çekiyor. Bu gezi benim için çok iyi oldu, “Into the wild” filmini hatırladım birden, izlediğim en güzel filmlerden biriydi. Kaleden indiğimizde minicik bir köpek yavrusu buldum, çok şirindi. Çocuklar hemen satmaya çalışıyor, köpeğin sahibi de "Sevmek parayla" dedi.

Ebru: Biz 10.30 gibi otelden Mehmet Hocanın kiraladığı araba ile çıkıyoruz. İlk durak Van Kalesi… Kısa sürede kaleye ulaşıyoruz. Arabadan inince 3-4 kişilik bir genç grubu ile karşılaşıp kaleye nasıl çıkacağımızı soruyoruz. Onlarda atılıyor öne ve bizi kaleye doğru götürmeye başlıyorlar. İlk başta her şey normal. Ama bir süre sonra geçtiğimiz yollardan anladığımız üzere kaleye kaçak giriş yapmışız :) Ah gençler…  Gençler kitaplardan okudukları ve rehberlerden dinledikleri Van Kalesi hakkındaki şeyleri ezberlemişler ve birkaç dilde bize anlatıyorlar. Ben de bu arada bol bol fotoğraf çekiyorum. Yağmurdan dolayı ıslanıyoruz bayağı.  Sonra kaleden inip, arabayla kalenin öbür tarafına gidiyoruz. Burada eski Van evleri var. Burada da fotoğraf çekilip, orada bulunan kafeye giriyoruz. Van Kalesinin altında kahve içiyoruz.

Akdamar Adası

M. Teber: Sonrasında hedefimiz Akdamar adasına gitmek. Göl kenarından bir yerde durup rızıklanıyoruz. Lakin bu esnada rüzgar ve yağmur şiddetini o kadar arttırıyor ki, Akdamar adası planımızı iptal edip Van merkeze yöneliyoruz. Üşümüş durumdayız. Gezip görecek bir kaç yer arıyoruz ama ne mümkün. Van merkez araba ile yarım saatte tamamen gezilebiliyor. Ara sokaklardan geçerek merkezi bir kaç defa tavaf ediyoruz.  Bu gezi depremin boyutunu anlamamızı sağlıyor. Boşaltılmış o kadar bina var ki. Koca koca siteler çatlaklarla dolu ve çevresinde kimseler yok. Kapanan sürü ile dükkan. Bozuk yollar ve çamur. Van merkez bundan ibaret. Pazar olduğu için caddeler daha kalabalık.

Merve: Sonrasında Akdamar adasına gitmek üzere yola koyulduk,  tabi ayakkabılarımda ve pantolonumda dizime kadar çamur bulaşmış nerdeyse. Acıktığımızı fark edip yeni açılmış bir restorana girdik ama elektrikler kesik olduğu için çok üşüdüm. Tabi adaya da gidemedik. Neyse ki arabada ısındım, şehir merkezinde turladık ama öyle küçük ki hep aynı yere çıkıyorsunuz. Yarın ben okul dönüşü ara sokakları keşfedeceğim yürüyerek, belki yöresel bir şeylere rastlarım.

Ebru: Kaleden çıkıp Van Gölünün içindeki Akdamar Adasına gitmeye karar veriyoruz ama sağanaktan dolayı mümkün olmuyor. Gölün tam kenarında yemek yiyebileceğimiz bir restoran buluyoruz. Göl manzarasında yemeğimizi yiyoruz. Otele dönmeye karar veriyoruz ama öncesinde Van merkezde arabayla birkaç kez tur atıyoruz. Manzara korkunç! Yıkılmayı bekleyen bir sürü ağır hasarlı ve çatlaklı evler var! Her evin bahçesinde ya çadır ya da konteyner var. Her yerde öbek öbek konteyner yerleşim yerleri kurulmuş. Merak ediyor insan haliyle; havalar düzelmesine rağmen hâlâ neden o binalar yıkılıp yeni inşaatlara başlanmıyor?

Üzücü Düşünceler :(

M. Teber: Van sokaklarını gezdikten sonra otele dönüyoruz. Odalarımıza çekilip dinleniyoruz. Aklıma takılan bir kaç mesele nedini ile akşamım üzüntülü geçiyor. Meselelerden birisi tabi ki Van'ın çocukları. Yardıma ihtiyaçları var ama yardım götürmek teknik olarak zor. Hepsi köydeler, düzenli terapiye alınmaları gerekiyor. Her hafta onları köyden tek tek toplayıp şehre getirmek pek mümkün değil.  Ruh sağlığı hizmetini onlara götürmek gerek. 2-3 psikolog köylere yakın yerde merkez kurup bir kaç ay terapi hizmeti vermek gerek. Ancak teknik olarak çok zor. Öyleyse çocuklar ne olacak?

Misafirlerimiz

Ebru: Otele geliyoruz. Yemek saatine kadar dinlenme kararı alıyoruz. Akşam 19.30 gibi yemeğe indik Merve ile. Biz yemekteyken diğer ekip (Mustafa Bey, Havva Hanım, Fatma Hanım ve Hatice Hanım) geliyor. Yemekten sonra hep beraber çay içip sohbet ediyoruz. Konu çocuklara gelince ortamı büyük bir hüzün kaplıyor. Sesleri titriyor, gözler doluyor… Kimimiz devlete kızıyor, kimimiz imkânlara…
 
Rapor, Rapor, Rapor!

M. Teber: Yine 20.00'den 23.30'a kadar form değerlendirmesi yapıyoruz. Yarın Halkalı köyünde olacağız. Öğleden sonra milletvekilleri gelecek. Onlar gelmeden okulun tüm sınıflarına girip tarama işimizi bitirmemiz gerekecek. Sabah 07.00'de otelden çıkış yapacağız. Bakalım bizi ne bekleyecek...

Merve: Geç saatlere kadar da raporlama ve veri düzenlemeyle uğraştık. Yavaş yavaş anlamlı istatistikler elde etmeye başladık, istatistik dersini hep sevmişimdir. Yarın çok erken kalkacağız, benim de yetiştirmem gereken önemli bir ödevim var. Ebru ışık açıkken uyumak zorunda kalacak :)

Ebru: Misafirlerle sohbet ettikten sonra dosyalarımızı alıp restorandaki köşemize çekiliyoruz ve hızla çalışmaya başlıyoruz. Tasnif, inceleme, raporlama ve dosyalama yapılması gereken 2 tane yedinci sınıf, bir tane de altıncı sınıf olmak üzere 3 sınıf var. Sonuçlar yine hiç iç açıcı değil. Çocukların depremden çok aile içi sorunları var. En travmatik olanları da bir yakınını kaybedenler. Çalışmamız 2,5 saat sürüyor. Çalışma esnasında “Cümle Tamamlama Testi”nde geçen dikkat çekici cümleleri birbirimizle paylaşıyoruz. Mehmet Hoca “keşke annem” diye başlayan cümlelerin çok etkili olduğunu söylüyor ve bu cümleleri toparlayıp bir çalışma daha yapalım diyor. Kaç tane proje oldu şimdi 4 mü? :)
Van Günlüğü 8 Nisan Reviewed by Mehmet Teber on 4/08/2012 Rating: 5 8 NİSAN PAZAR Tatil Sabahı M. Teber: Bugün Pazar. Okullar açık değil. Dolayısı ile gündüz boşuz. Bugün Van'ı gezmek istiyoruz. Ger...

Hiç yorum yok:

HTML kodu kullanarak yazılan yorumlar onaylanmaz.

Yorumlarınızı yazarken menüden "Anonim"i seçiniz. Yoruma ad soyadınızı yazabilirsiniz.

Eğer bir Gmail hesabınız var ise, menüden "Google hesabı"nı oturum açıp seçebilirsiniz.

Menüden Adı/URL seçeneği ile, adınızı ve e postanızı yazabilirsiniz.