Bartın - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Bartın

Bartın   
Bartın ismini duyduğumuzda çoğumuz hangi bölgede olduğunu kestiremeyiz belki. Önceleri bu ismi duyduğumda Ege'demi yoksa Bingöl yakınlarında mı acaba diye düşünürdüm. Coğrafya ya da tarih derslerinde adına hiç rastlamamıştım çünkü. E kebabı, döneri, lokumu, taşı gibi meşhur bir şeyi de yok. Dolayısı ile zihnimizde pek de yer etmeyen bir şehir Bartın. İl olması zaten 1991 yılına denk gelir. Batı Karadeniz ilidir Bartın. 

İlk Bartın ziyaretim üniversite döneminde ev arkadaşım Celal'in bizi kendi memleketine davet etmesi ile başladı. 2002 yılında davete icabet etmek için Karabük'e geldik. Burada Safranbolu'yu gezdikten sonra Celal'in babası Ahmet Amca'nın sık sık su kaynatan arabası ile Bartın yoluna düştük.

Karabük-Bartın Yolu
Türkiye'de gerek iş, gerek eğitim gerekse gezi amaçlı bir çok yoldan geçtim ama Bartın yolu kadar harika bir yol görmedim. Yol gidiş-gelişli dar bir yol. Yeşilin her tonunu yolculuk boyunca görebiliyorsunuz. Çünkü yüksek bir dağın tepesinden sürekli inerek ulaşıyorsunuz Bartın'a. Yolun iki tarafındaki ağaçlar yukarı birleşiyorlar ve doğal bir yeşillik tüneli oluşturuyorlar. Manzarası güzel yerlerde kurulan küçük mekanlarda çay için manzarayı yudumlamak ise bir başka güzel. E bir de haşlanmış bir süt mısır yerseniz, keyfinize diyecek olmaz.

Amasra
Bartın'ın kendi içinde o kadar çok ziyaret edecek yer yok açıkçası. Bu nedenle bölgenin 6500 nüfusluk  beldesi Amasra belki de Bartın'dan daha çok bilinir. Çok hoş bir tatil kasabasıdır burası. Manzarası harikadır.  Burayı fetheden Fatih Sultan Mehmet buraya çeşm-i cihan (cihanın gözü) adını vermiştir. Hatta bir tepeden Amasra'ya bakıp "Lala Lala! Çeşm-i Cihan bu mu ola?" dediği anlatılır.

Amasra'nın küçük koyunda gün batımını izlemek ise bir başka güzeldir.  Balık lokantalarında taze balık her daim mevcuttur. Bu balığın yanında sunulan meşhur Amasra Salata ile birlikte parmaklarınızı da yiyebilirsiniz. 20'den fazla malzeme ile yapılır bu salata. Çok da estetiktir hani.

Amasra'ya yukarıdan bakmak ise başka güzeldir. Çünkü bir yanda küçük koyu ile Amasra'yı görürken, öte yandan uçsuz bucaksız Karadeniz sizi büyüler.

İkinci Ziyaret
Bartın'a ikinci ziyaretim gezme değil bu sefer eğitim amaçlıydı. 2011'in Şubat ayında bir anaokulunun daveti üzerine gittim Bartın'a. Bir düğün salonunda amatör bir düzende ama samimi insanlarla keyifli bir eğitim gerçekleştirdik. Soğuk havada, Amasra'sız bir Bartın açıkçası çok da keyifli gelmedi. Bir deniz görmeden yaptığım bir ziyaret olduğu için Bartın'ın keyfini alamadım.

Üçüncü Ziyaret
Bu sefer yine Karabük'e bu sefer Mayıs 2012'de Celal'in düğünü için gittik. Artık bir kişi değil ailecek 4 kişi olmuştuk. Aynı gün geri dönecek olmamıza rağmen, eşimin ve çocuklarımın Bartın yolunu ve Amasrayı görmesini istediğim için düğün sonrası hemen direksiyonu Bartın'a kırdık ve bir bahar ayında yağmurlar eşliğinde o güzel yolu ağır ağır kat ettik. Yol kenarında çay içtik, Bu yolculuğa şirket ortağımız ve aile dostum Ramazan da eşlik edince tadından yenmez bir yolculuk oldu. Amasra her zamanki gibi güzeldi. Sahilinde çocuklar parkta oynarken biz de gün batımını izledik.

Dönüş yolunda Çaycuma-Devrek ve Mengen üzerinden döndük. Eğer gündüz vakti olsaydı bu ilçeleri bir bir keşfetmek isterdim. Çünkü ilk defa girdiğim bir yoldu. Yoldaki yapım çalışmaları nedeniyle kağnı gibi bitirebildik yolu.

Dilerim herkese bir kere ve bize de yine nasip olur bu yolculuk...
Bartın Reviewed by Mehmet Teber on 5/22/2012 Rating: 5 Bartın    Bartın ismini duyduğumuzda çoğumuz hangi bölgede olduğunu kestiremeyiz belki. Önceleri bu ismi duyduğumda Ege'demi yoks...