Kandıra-Kocaeli - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Kandıra-Kocaeli


Kandıra'ya ilk seminerim 2011 yılının Mayıs ayında gerçekleşti. Ne var ki benim için Kandıra Kocaeli doğumlu olmam nedeniyle bilindik bir yerdi.

Unutulmaz Bir Dost
Kandıra deyince aklıma ilk gelen şey bir isimdir. Muammer Yüzügüldü. Liseye ilk başladığımda sıra arkadaşım olan, sarı saçlı, kısa boylu, mavi gözlü çekingen bir çocuk. Lise'de hazırlık sınıfı boyunca beraber oturduk Muammer ile. Kandıra'nın Döngelli köyünden çıkıp okula geliyordu. Babası çiftçilikle uğraşıyordu.

Azimli çalışkan bir çocuktu Muammer. Lise 1'de yine beraberdik. Onunla beraber gezdik, yedik içtik. Çalışkanlığı, azmi öğrendiğim kişilerin başında gelir. Lise'de o sayısal ben eşit ağırlık bölümünü seçtiğimizde yollarımız ayrıldı. ancak iki sene sonra yani 1998 yılında ikimiz de Boğaziçi Üniversitesini kazandık.  O bilgisayar mühendisliğinde okurken ben de rehberlik de okudum. Yine görüştük.
Kandıra seminerinde çocuklara ondan bahsettim. Dedim ki sizler gibi burada doğdu, büyüdü. İmkansızlıklar içinde Boğaziçi'ni kazandı. Siz de kazanabilirsiniz.

Karadeniz

Kandıra'nın Karadeniz'e sahili vardır. Kocaeli'de yüzmek isteyenler genelde Kandıra'ya Kefken'e gider. Hatta İstanbul'da okurken bile Kandıra'ya yüzmek için geldiğimizi bilirim. İlk yüzme deneyimim ve dolayısı ile ilk boğulma deneyimim Kandıra sahillerindeki Karadeniz'de gerçekleşmiştir. Hırçın dalgalar geri dönerken bir anda ayağımın altındaki kumu da götürmüş, boynuma kadar gelen su bir anda boyumu aşmıştı. Allah'tan çocuk olduğumuz o dönemde abilerimiz bizi kurtarmıştı.

Kefken/Kerpe
Kefken ve Kerpe Kandıra'nın denize girilecek mekanlarından sadece ikisidir. Turistik bir özelliği de vardır. Yazın oldukça kalabalık olur. Bir gün kafa dinlemek ve dinlenmek için sakin bir yer arayışı içine girerseniz Kefken ve Kandıra'yı inceleyin derim. Küçük bir köyde, yeşil ve mavi eşliğinde dinlenebilirsiniz.

Kandıra Yolu
Kandıra Kocaeli yolu o kadar güzel bir yoldur ki tarif edemem. Yeşillikler içinde, düzgün bir asfalt yolda ilerlerken hız yamak istemezsiniz. Çünkü gözünüz yeşile doyar. Gökyüzünün mavisi, doğanın yeşili, otlayan inekler, yavaş yavaş yol kenarında yürüyen sürüler insanı dinlendirir. Kandıra'ya giderken resmen ormanın içinden geçersiniz. Öyle ki, yol kenarında sıklıkla "Karaca Çıkabilir" tabelalarını görürsünüz. Bu tabelalara bir de "Avlanmak Yasaktır" tabelaları eşlik eder. Yol kenarındaki çay bahçesinde durup temiz havayı içinize çekerek çay da içerseniz, bir yılın yorgunluğunu üzerinizden atabilirsiniz. Şimdi yazarken bile içimden bir ses o yola gir, yavaş yavaş ilerle diyor :)
Benim kullandığım yol Kocaeli Kandıra yolu. Kandıra'ya İstanbul Ağva üzerinden ve Sakarya Kaynarca üzerinden ulaşan yollar da mevcut. Sırf bir gün keşif amacıyla o yolları da kat etmeyi planlıyorum.

Kandıra Yoğurdu
Kandıra'ya gidip de Kandıra yoğurdu yemeden dönmek olmaz. Kandıra Yoğurdu’nu ünlü yapan  manda sütü katkılı yapılıyor olmasıdır. Kandıra çoktan bu yoğurdun patentini almış, her yıl festivali de düzenleniyor.
Peki yoğurt nasıl mı yapılıyor? Kandıra Yoğurdu'nun yüzde 50'si manda sütü ve yüzde 50'si de inek sütüyle karıştırılarak, ateşte 10-15 dakika bırakılıyor. Bakraçlara konularak, bir saat 20 dakika soğumaya alınıyor. Doğal mayası veriliyor. Katılaşması ise 8-10 saat sürüyor. Buzdolabına bırakılıyor ve 12 saat de burada kalıyor. Alın size meşhur Kandıra Yoğurdu.

Kandıra Bezi

Kandıra'nın en önemli değerlerinden biri de Kandıra Bezi. Kandıra’nın köylerinde dokuma tezgahlarında dokunan kandıra bezi (Keten bezi) ile çay takımı, peçete, gömlek, gecelik, masa örtüsü, köşe yastığı, ceket, pantolon, döpiyes, yatak çarşafları eski Türk Motifleri ile işlenerek yapılmaktadır. Bu bezi Şile Bezi'nden ayıran, Şile bezinde ağırlıklı olarak pamuk ipliği kullanılırken, Kandıra Bezi'nde tamamen keten ipliği kullanılmasıdır. Keten ekimi, iplik yapımı ve işlemesi zor olduğu için bu değer yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutmuş gibi. 2009 yılında bu değeri korumak için çeşitli adımlar atılmış ve şu anda Kandıra'dan dönerken sevdiklerinize Kandıra Bezi'nden yapılmış hediyeler alabilirsiniz. 

Kandıra Taşı

Semineri Prof. Dr. Turan Güneş Kültür Merkezi'nde verdim. Restore halindeydi. Kandıra Taşı kullanarak yeniden yapılıyordu. İlçenin batı bölgelerinden çıkan taş Krem-Bej renginde. Genelde dış cephe kaplaması, heykel, şömine ve parke taşı yapımında kullanılıyormuş ve zaten piyasa da Kandıra Taşı olarak biliniyormuş.

Kandıra Tarihi

Kandıra'nın tarihi Kocaeli'nin tarihinden bile eskidir. Taa milat öncesine dayanır tarihi. E deniz kenarında olunca, İstanbul'a yakın olunca, Karadeniz'e sahili bulununca Romalılar ve Bizanslılar döneminde bir liman şehir olarak kurulmuştur. Bizanslılar döneminde adı Kentri olan şehir haberleşme merkezlerinden biridir. O dönemden kalma bir kale ilçede bulunmaktadır. İlçe Orhan Bey zamanında Akçakoca Bey tarafından fethedilmiş ve Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı'nın odun, tahta ihtiyacını karşılamıştır. 1900'lü yıllara kadar Üsküdar kazasına bağlı bir nahiye olarak kalmış, kaza olunca da İzmit Sancağı'na bağlanmıştır.
1500'lü yıllarsa Suhte İsyanlarını,  Kurtuluş Savaşı döneminde İngiliz, Yunan işgalini yaşamışsa da ayakta kalmayı başarabilmiştir Kandıra halkı.

Şu an 50 bin civarından nüfusu mevcut. 15 bin kişi merkezde yaşarken geri kalan halk köylerde yaşıyor. İlçe'de 200'e yakın köy bulunuyor.

Kandıra'yı yeniden keşfetmeme vesile olan Mefkure Dershanesi müdürü Mehmet Şükrü Bey'e, ilçe milli eğitim müdürümüz Müsyafa Bey'e ve beni orada ağırlayan eski komşularımızdan Dilek Hanım'a bol teşekkürler...
Kandıra-Kocaeli Reviewed by Mehmet Teber on 6/02/2011 Rating: 5 Kandıra'ya ilk seminerim 2011 yılının Mayıs ayında gerçekleşti. Ne var ki benim için Kandıra Kocaeli doğumlu olmam nedeniyle bilin...

Hiç yorum yok:

HTML kodu kullanarak yazılan yorumlar onaylanmaz.

Yorumlarınızı yazarken menüden "Anonim"i seçiniz. Yoruma ad soyadınızı yazabilirsiniz.

Eğer bir Gmail hesabınız var ise, menüden "Google hesabı"nı oturum açıp seçebilirsiniz.

Menüden Adı/URL seçeneği ile, adınızı ve e postanızı yazabilirsiniz.