Reklamlarda Çocuk İstismarı / Moral Dünyası - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Reklamlarda Çocuk İstismarı / Moral Dünyası

Reklam   
Çocuk deyince aklımıza masumiyet gelir. O yüzden içinde çocuk olan her şeyin masum olduğunu düşünüyoruz genelde. Onları bir dizi filmde gördüğümüzde acılarına gözyaşı döküyor, şaşırtan şeyler söylediğinde aklına ve zekâsına alkış tutuyoruz. Oysa seyrettiğimiz her şeyin içinde aynı masumiyeti bulmak mümkün değil. Mesela; çocuklara yönelik bir çizgi film kanalının arasında çocukları küçük kadınlar haline getiren reklamları seyredebiliyorsunuz. Ya da son günlerde olduğu gibi çocuğu masraflarıyla gösterip kadın ve erkeği araba almaya ikna eden reklamları...

Algımız bilinçli bilinçsiz kirletiliyor. Üstelik bunları yalnızca biz seyretmediğimiz için tehlikenin boyutu daha da fazla. Pedagog Mehmet Teber’in başkanlığını yaptığı Pedagoji Derneği, reklamlardaki çocuk istismarına dur demek için sesini yükseltiyor bugünlerde… Seyrettiklerimizde, yaptıklarımızda, okuduklarımızda çocuğa yakışan şeyler olsun diye tüm çabaları…

Pedagoji Derneği Başkanı Pedagog Mehmet Teber ile reklamlardaki çocuk istismarını ve anne-babalar olarak yapmamız gerekenleri konuştuk…

Bir derneğiniz var; Pedagoji Derneği… Kuruluş amacı nedir?
- Derneğimiz çocuk ruh sağlığı ve eğitimi konusunda aileleri bilgilendirmek, çocuk konusundaki yanlış algıları düzeltmek, çocuğun anlaşılması için çalışmalar yapmak ve çocuğu olumsuz etkileyen durumlarda kamuoyu oluşturmak için kuruldu. Kısacası çocuk ruh sağlığını korumaya çalışırken, çocukların daha iyi bir şekilde eğitilmesi için çalışıyoruz diyebiliriz

Pedagoji çocuk istismarını nasıl tanımlar?
- İstismar kelime anlamıyla iyi niyeti kötüye kullanmak demektir. Çocuk istismarı ise çocuğa fiziksel, sözel, duygusal olarak kötü davranılması olarak tanımlanmaktadır. Daha geniş anlamıyla çocuğun büyümesini ve gelişmesini olumsuz etkileyen her türlü davranış biçimine çocuk istismarı diyebiliriz.

Reklamlardaki çocuk istismarı ne zaman başlar? Çocuğu reklamda oynatarak mı seyrederek mi? Çocuk ürünlerinin tanıtıldığı bir reklam filmi de istismara girer mi?
- Çocuk istismarı reklamda kullanarak da yapılır, çocuk bir reklamı seyrederek de istismara maruz bırakılabilir. Bir reklamda çocuk, gelişimini olumsuz etkileyecek şekilde oynatılabilir. Örneğin bir bez reklamında çocuklar yetişkin gibi giydirilmiş, takılar takılmış ve bedenlerine takı ve giysilerle büyüksü havalar verilmişti. Ama bu çocukların çok büyük oranda bedenleri de teşhir ediliyordu. Bu mesela reklamda kullanılan bir çocuk istismarıdır. Bu şekilde açık olmasa bile bir reklamda oynayan çocuk bu oyunculuk ve çekim süreci içinde fiziksel ya da duygusal olarak yıpranıyorsa bu da istismardır. Çocuk ürünlerinin tanıtıldığı reklamlarda da çocuklar istismar edilebilir. Özellikle duyguları istismar edilebilir. RTÜK Kanunu’nun 8. maddesi açıkça der: “Yayın hizmetleri; çocuklara, güçsüzlere ve özürlülere karşı istismar içeremez.” Bir reklam, çocuğun zihinsel, ahlaki gelişimine zarar veriyorsa bu da bir istismardır.     

Bazı firmaların gelecekteki müşteri potansiyellerini oluşturmak için çocukları oynattığı söyleniyor? Bu düşünce de etik değil midir?

- Aslında çocukların reklamda oynatılması çocuk işçiliğinden başka bir şey değildir. Hiçbir çocuk “Ben reklamda oynayacağım” demez. Oyunculuk süreci defalarca çekim gerektirdiği için bu süreci de sevmez. Türkiye’de yasal bir boşluk var. Çocuğun herhangi bir işte çalışması yasaktır ama nedense dizilerde oyuncu olarak çalışması yasak değildir. Dizilerin ve reklamların çalışma koşulları çocuklar için çok yorucudur. Bizce çocuğun reklamda, dizide kullanılması doğru bir davranış değil. Bu konuda kanun ve yönetmelikler ciddi şekilde düzenlenmeli ve takibi yapılmalıdır. Dediğiniz gibi bazı firmalar reklamlarında çocuk kullanıyor. Bu reklamlar çocukların dikkatini çekiyor. Henüz küçük yaşta çocuklara bir marka bilinci aşılanıyor. Ne de olsa onlar geleceğin müşterileri.

İstismar sizce bilinçli bir şekilde mi yapılıyor?
- İstismar bilinçli de bilinçsiz de olabilir. Bir kısmının bilinçli olduğunu düşünüyorum ama çoğu kısmı bilinçsiz. Firmaların hedefi satışı arttırmak, dikkat çekmek. Duygusal mesaj veren reklamlar daha fazla etki uyandırıyor. Çocuk da duygusal mesaj vermenin en kolay yollarından biri. Satış kaygısı firmaların çocuk ruh dünyasının kırılganlığını görmesine engel oluyor. Çocuk konusunda zaten genel bir körlüğümüz ve empati noksanlığımız var. Bunun üzerine rekabet ve satış kültürü gelince farkında olmadan çocuklar istismar edilebiliyor.

Bizim seyretmeye tahammül edemediğimiz reklamlarda çocuklarını oynatan ailelerin durumunu nasıl açıklarsınız?

- Reklam veya bir yarışma programına çıkan çocuk kısa sürede meşhur oluyor. Ailesi onun meşhurluğundan ve buralarda elde ettiği gelirden faydalanıyor. Belki de aile farkında olmadan kendi çocuğunu istismar etmiş oluyor. Merkeze meşhur olma, para kazanma kaygısı değil çocuğun ruh sağlığı alınmalı. Ancak aileler bu konuda pek de bilgili olmadığı için yaptıkları bu davranış onlara normal geliyor.

En son bir otomobil firmasının reklamlarına itiraz ettiniz. Sebebi neydi?
- Firma ebeveynlerin çocuğa yönelik algısını bozmaya çalışıyordu. Çocuk deyince aklımıza masumiyet, ümit, sevgi, neşe ve oyun gelir. Bu reklamda kadın doğum uzmanına gelen aileye, uzman önce çocukları olacakları müjdesini veriyor. Sonra bir başlıyor 7 bin lira çocuk bezi masrafı diye... Aileye 700 bin liralık masraf çıkarıyor. İyi ki ikiz değilmiş diyerek bir de gülüyor. Yani çocuğu gider ve masraf olarak lanse ediyor. Algı değiştiriyor. Ayrıca 700 bin lira gibi bir masraf 20 yıla bölündüğünde aylık 3 bin lira yapıyor. Abartı olur da bu kadar olmaz. Hangi çocuk doğumundan itibaren ailesinde 3 bin lira masrafa yol açar. Uluslararası Reklam Uygulama Esasları’nın 18. maddesi der ki: “Reklamlar, sosyal ve kültürel değerleri göz önüne alarak, ebeveynlerin otoritelerini, sorumluluklarını, değerlendirmelerini ya da zevklerini sarsacak beyanlarda bulunamaz.” Madde çok açık.

Bu itirazınız neticesinde bu reklamlardan haberdar olanlardan biri de benim. Yalnızca seyretmemek bir çözüm müdür?
- Çözüm tepki vermek. Avrupa’da üretilmiş bir reklam hiçbir denetimden geçmeden ülkemizde yayınlanmaya başlamış. Biz tepkimizi belli edersek firmalar bu kadar rahat davranamazlar. Firmaya, Reklam Özdenetim Kurulu’na ve RTÜK’e şikayetlerimizi iletmemiz gerekiyor.

Aileler seyrettikleri şeyde çocuk istismarı olduğunu gördüğünde ilk ne yapmalılar?

- Bu aslında istismarın bulunduğu mecraya göre değişir. Öncelikli şikayet firmaya yapılmalı ve makul cevap alıncaya kadar ısrarcı olunmalıdır. Televizyondaki ürünler için genel şikayet mercii ise RTÜK’tür. Çevremizi bu konuda bilinçlendirip toplu tepki vermek daha doğru olacaktır.

İstismar yalnızca gördüğümüz, seyrettiğimiz şeylerde mi vardır?

- Hayır, bir anne-baba da küçük çocuğunu döverek, hakaret ederek, atmakla, tek bırakmakla korkutarak istismar edebilir.

Bu konuda insanların bilinçli olduğunu düşünüyor musunuz?

- Çocuk konusunda pek bilinçli olduğumuzu düşünmüyorum açıkçası. Onları çok seviyoruz ama onları tanımıyor ve anlamıyoruz genelde.

Kendi çocuklarımız adına alacağımız tedbirler nelerdir?

- Bir çocuk reklam izlememeli bence. Dizi de izlememeli. Bu genellemeyi 12 yaş altı çocuklar için yapıyorum daha çok. Güvendiğimiz kanallarda, güvendiğimiz programlara müsaade edilmeli sadece.

STK’lar çocuk konusunda ne gibi çalışmalar yapıyorlar?
- Çocuğun eğitimi konusunda çalışmalar yapan oldukça büyük STK’lar var. AÇEV, TEGEV bunlardan bir kaçı. Bunun yanında istismara uğrayan, şiddet gören öksüz yetim çocukların haklarını savunan STK’lar da mevcut. Biz ise daha çok çocuk ruh sağlığı alanında çalışma yapıyoruz ki, bu alanda pek bir dernek yok açıkçası. Umarız bizim öncülüğümüzde bu çalışmaların sayısı artar.

Moral Dünyası
Reklamlarda Çocuk İstismarı / Moral Dünyası Reviewed by Mehmet Teber on 8/09/2012 Rating: 5 Reklam    Çocuk deyince aklımıza masumiyet gelir. O yüzden içinde çocuk olan her şeyin masum olduğunu düşünüyoruz genelde. Onları b...