Sevgi Dili - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Sevgi Dili

Mutlu Çocuklar   

Toplum artık herhalde psikolojik danışmanlık konusuna daha eğilimli bir durumda, değil mi? Önceden farklı gözle bakılabiliyordu, ama bugün problemler toplumun üzerine geliyor. Sizce problemler nereden kaynaklanıyor?

Ben şehir şehir gezerim, şu ana kadar daha çok ailelere yönelik konferanslar verdim. Konferanstan sonra, çıkışta o kadar çok soru geliyor ki çocuklarla ilgili, kendileriyle ilgili… Türkiye beden sağlığı meselesinde epey bir yol katetti artık. Sağlık imkânlarına ulaşmak kolaylaştı, imkânlar arttı ama ruh sağlığı biraz geri kaldı, dikkatler buraya kaymaya başladı. Modern şehir, şehircilik, büyüme, hızlı gelişme, medyanın bozuculuğu, okul ortamları, neslin değişmesi, bu sefer aileler çocuklarını zapt edemez hale geldi. Mesai şartları nedeniyle pek ilgilenemez hale geldi; bir de çocuğu çok denetleyemez, eğitemez, kontrol edemez hale geldi. Toplumun getirdiği sorunlar var. Bu sefer müthiş bir psikoloji, ruh sağlığı üzerine çalışma ihtiyacı var. Bu ihtiyaç; psikiyatristler artık çok daha fazla yoğun devlet hastanelerinde ama psikoterapi Türkiye’de hala yaygınlık kapsamında değil, büyük bir boşluk var. Psikiyatristler az ilgilenebiliyor devlet hastanelerinde, yoğunlar, bir hastaya belki beş on dakika ayırabiliyor. 

Psikoterapi dendiğinde, insanlar konuşmak istiyor aslında, biraz daha dinlenilmeye ihtiyaçları var. Bu hizmet de çoğu kimse için lüks kalıyor. Çünkü her bir seans en az 150 liradan başlıyor, 250-300 liraya kadar gidiyor. Mesela çocuk için, depresyon için, panik atak için, ergenlik problemleri için, aile içi çatışmalar için 3-4 seanstan aşağı da olmuyor, maliyetli bir tedavi. Bu sefer bir birikim oluşuyor. Sonra psikiyatriye gidip oradan ilaç alıyor ama ilaca karşı da bir ön yargı var. Bu ilaçlar bilmem bağımlılık yapıyor, yan etkileri var, ağır ilaçlar vs. gibi ön yargılar var. Arada sıkışmış bir toplum var.
Psikiyatra gittiğinde de çok yaygın tanılar var; dikkat eksikliği, hiperaktivite…Psikiyatrist de kendini, her gelen soruna karşı bir ilaç yazmak zorunda hissediyor.. Bu sefer de ilaç kullanımı epey çoğalmış oluyor. Toplumda bir sıkıntı var yani. Belediye, aile sağlığı merkezleri açıyor, kadın sağlığı merkezleri açıyor, orada psikiyatrları istihdam ediyor ama onlar da çok yoğun artık. Bir ay öncesinden bir randevu ancak alabiliyorsunuz. Talebi karşılayamıyor.

Sizin çalışmalarınız da bu şartlarda vatandaşın biraz daha kolay ulaşabileceği bir yerde durmak diyebilir miyiz?

Aynen öyle. Ben belediyelerle çalışıyorum burada; Küçükçekmece Belediyesiyle, bazen Bahçelievler Belediyesiyle… Ailelere çocuk eğitimi konusunda bilgi vermek, zaman zaman da eşler arası iletişim konunda bilgi vermek; biz burada duruyoruz. “Aheng”in misyonu da biraz daha halka hitap eden bir kurum olmak. O yüzden bizim görüşme ücretlerimiz piyasanın en dibidir. Yükseltmemek için çok zorlarız, biraz daha halka baksın diye ücreti yükseltmiyoruz

Emek sonuç ilişkisiyle değerlendirdiğinizde mesleki fedakârlığı aşan çabalar, toplumun içine giren, toplumla yüzleşen insanlar… Gayri ihtiyari yalnız kaldıklarında içlerini burkan doğru şeyi düşünüyorlardır. Hiç kimsenin birbirine duyurmadığı ilginç vakalar olmalı…

Asıl sorun, insanları dinleyecek birinin olmaması noktasında ortaya çıkıyor. Bir üniversiteye gitmiştim, doktorlar eğitim vermek için toplanmışlar. Rüya gördüm Isparta’da kaldığım gün. Rüyada çok sıkıntılı haldeyim, ben bu sıkıntımı kime anlatacağım diyorum. Beni yargılamadan, yadırgamadan, sorgulamadan, nasihat moduna girmeden beni kim dinleyecek… Bir türlü kimseyi bulamıyorum. Hepimiz için böyle, siz de kendinize sorsanız gerçekten beni çevremde dinleyebilecek kaç kişi var diye… İnsanlar hep kendi sorunlarına odaklandığı için biraz zor bir durum bu.

Mutlu olmak isteyen bir sürü insan var. Mutluluğun kaynağı nedir, insan neyle ve nasıl mutlu olur? “Psikologların görevi insanın bozulan ahengini düzene koymaktır.” diyorsunuz, insanın mutluluk arayışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Engeller nelerdir, neler gözlemlediniz toplumun içinde olan bir profesyonel olarak?

Aslında sorduğunuz soru zor bir soru, insan nasıl mutlu olur? İnsan, öncelikle ihtiyaçlarının karşılanmasıyla mutlu olur, temel ihtiyaçları vardır insanın. Burada bir yerde ruh, bir yerde beden vardır. Ben bunu şöyle yorumluyorum: Hz. Adem’in topraktan yaratılan tarafı, bir de Allah’ın kendi ruhundan üflediği, ruhî derin bir yapısı vardır. Yani bizim beden ve ruh dediğimiz iki yapımız var.Bedenimizin ayrı ihtiyaçları var, ruhumuzun ayrı ihtiyaçları var. Bedenimizin ihtiyacı; yemek

içmek, uyumak… Bu ihtiyaçlar karşılandığında biz bir haz hissediyoruz. Ben, şu zamandaki toplumun ıskaladığı şeyin ‘ruh’ olduğunu düşünüyorum.

Mehmet Teber
Gönül dergisi


Sevgi Dili Reviewed by Mehmet Teber on 2/16/2013 Rating: 5 Mutlu Çocuklar    Toplum artık herhalde psikolojik danışmanlık konusuna daha eğilimli bir durumda, değil mi? Önceden farklı gözle...