Binicilik Duymayı Pekiştirir - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Binicilik Duymayı Pekiştirir


Şehirli çocukların çoğu yalnız, doğadan uzak, içine kapanık, eğitim-öğretim konusunda iştahsız, ergenlik döneminde oldukça agresif. Size tüm bu olumsuzları ortadan kaldırabilecek potansiyele sahip bir spor dalı var desek…

Melih (8), doğum esnasında oksijensiz kalmış. Konuşamıyormuş. Çevresiyle iletişim kuramadığı için hırçın, sinirli ve yalnızmış. İki sene içinde bambaşka biri olduğunu anlatıyor herkes. Çünkü artık insanları kızdıracak kadar sakin(!). Arkadaşlarıyla ilişkileri çok keyifli, renkli. Üstelik konuşabiliyor da.

Derya (25), MS hastası. Yürümek ve dengede durmakta zorlandığı dönemleri çoktan geride bırakmış. İlgilendiği spor adeta onun için oksijen vazifesi görmüş. Yoksa bu uğurda 15 yılını harcar mıydı?

Ahmet (12), ağır alerji hastası. Yurtdışında bile şifa aramış ailesi. Ama nafile. En sonunda yolları buraya düşmüş. Hekim babası şimdi çok mutlu. Çünkü oğulları artık ilaç takviyesine dahi ihtiyaç duymuyor.

Banu (14), yurtdışında eğitim alıyor ama ciddi şekilde öz güven problemi varmış. Onun için kendini ifade edebilmek, isteklerini, beklentilerini sıralamak hayalden öteye geçemiyormuş. Tabii bu sıkıntılı ruh hâli akademik başarısını da olumsuz etkiliyormuş. 6 ay içinde kızının geçirdiği değişime hâlâ inanamıyor annesi. “Arkadaşları var artık. Öz güven patlaması yaşıyor sanki. İstemediği hiçbir şeyi yapmıyor, hakkını ciddiyetle savunuyor. Sorunlar karşısında çözüm üretiyor, bizi de ikna ediyor hatta. Okul başarısı da tüm bunların beraberinde artıyor.”
Sizce bu çocukların hayatındaki problemleri, kim ya da ne çözmüş olabilir? Bu soruya şöyle cevap verilmiş bir belgeselde: “O; medeniyetin gidişatını değiştiren akıllı bir savaşçı, yük canavarı, güçlü, dayanıklı ve hızlı. Milyarlarca dolarlık sektörün kalbi. Bazı ülkeler içinse egzotik yemeklerin lezzet kaynağı.” Kafanızı karıştırmak değil niyetimiz. Ancak onları anlatmaya böyle başlamak, aynı zamanda haklarını, emeklerini hiçe saymamak demek. Atlar... Medeniyetlerin asırlar boyunca yükünü çeken, asil, esrarengiz varlıklar.

Yalnız, modern insan onları unutalı çok oldu. Oysa hâlâ atlara ihtiyacımız var. Çünkü günümüz insanının yaşadığı maddi-manevi sıkıntılara şifa kaynağı olabilecek güçteler. Öyleyse atların bu yönünü tanımaya, çocuk, genç ve yetişkinlerin onlarla bütünleşebileceği mekânlara göz atmaya ne dersiniz? Emin olun, öğrendiklerinizden pişman olmayacaksınız!

Ömrü at üzerinde geçmiş bir ecdadımız olmasına karşın bizler atlarla ilgili çok az şey biliyoruz. Bundan dolayı da onlara hayatımızda yer açma isteği duymuyoruz. Oysa atlar her hâl ve hareketleriyle bizimle bütünleşmeye hazır. Onların dünyasına girenler bir daha çıkmak istemiyor, kendilerini oldukça şanslı hissediyor. Tıpkı lise 3. sınıf öğrencisi, profesyonel binici İlayda Duran (16) gibi. 3 yıldır atlarla her gün iç içe vakit geçiren İlayda, “Bence yapılabilecek en iyi spor binicilik.” diyor. Çünkü biniciliğin ruhsal, fiziksel, psikolojik açıdan kişiye olumlu katkılar sağladığını anlatıyor: “Kamburum düzeldi. Atlara âşığım resmen. Her hâlimizi anlıyor. Mutluluğumuzu, heyecanımızı, korkumuzu, üzüntümüzü… Düştüğümde benim için üzülüyor. Ona nasıl, hangi duygularla yaklaşırsam aynı şekilde bana karşılık veriyor. Önceden asosyal biriydim. Şimdi tam tersi. Kocaman atı beden ve zihninizle kontrol etmek öz güveninizi çok artırıyor.”

İlayda, okulunda ‘atçı kız’ diye tanınıyor. Bundan dolayı çok mutlu. 3 yılda hayli yol katettiğini düşünüyor ve ergenlik problemleriyle boğuşan arkadaşlarına kıyasla kendini daha olgun, sakin, enerjik ve mutlu buluyor. Üstelik gelecek planlarını çoktan yapmış bile. At antrenörlüğü üzerine üniversite okumak, Almanya’da yükseköğrenimini tamamlamak istiyor. Kulüpte minik öğrencileri var İlayda’nın. Onları da abla sıcaklığıyla kucaklayıp atları sevmeleri, anlamaları için elinden geleni yapıyor.


Hissettiğin kadar yapabilirsin!

Daha önce basketbol, voleybol kurslarına annesi tarafından kaydedilen ve birkaç dersten sonra kursa uğramayan Ceren Kırbaş (15), ilk ata bindiği an, biniciliği profesyonel şekilde yapmaya karar vermiş. O günden sonra da atlarla ilişkisini hiç kesmemiş. Şimdi onların bakımından tutun da engel atlamaya kadar birçok alanda kendini yetiştirmeye çalışıyor. Tıpkı arkadaşı İlayda gibi. Önceden gündelik hayatın içinde kendini ‘sinirli’ bulduğunu ama binicilikle birlikte oldukça sakinleştiğini düşünüyor: “Stres diye bir şey kalmıyor. Atlayken her şeyden, herkesten uzaklaşıyorsun. Sadece at ve sen kalıyorsun. Hele o engel atlama anı yok mu, tek kelimeyle harika. Göklerde uçar gibi. Atı kontrol etmeyi öğrenirken zamanla liderlik, rekabet, istikrar ve kararlılığınız da gelişiyor. Kazandığınız bu becerileri gündelik yaşamınızda da uyguluyorsunuz.”

İlayda ve Ceren’le sohbetimize antrenörleri Abdullah Yardımcı da katılıyor. Belki de modern insanı en çok ilgilendirmesi gereken önemli bir noktaya dikkat çekiyor: “Atla kurulan duygusal ilişki biniciyi hassaslaştırıp derinleştiriyor. Hissedebilme yeteneği oluşmamış ya da gelişmemiş kişiler bu sporu yapamaz. İnsanlığın bugün en çok ihtiyaç duyduğu empati duygusunu da atlarla kolayca ve hızla geliştiriyorsunuz. Binicilik sırf bu kazanımlar için yapılmalı, ailelere ısrarla tavsiye edilmeli.”


Dünyada iki farklı canlının birbiriyle bütünleşerek yaptığı tek spor binicilik. Bundan dolayı da diğer spor dallarına göre maddi-manevi daha meşakkatli bir yolculuğu var. Sporcuların ya da biniciliği hobi şeklinde yapanların istikrarını koruması ve yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen hedefinden şaşmaması oldukça ehemmiyetli. İstanbul Binicilik Kulübü’nün sahiplerinden, 10-15 yaş arasındaki binicileri yarışmalara hazırlayan Mehmet Siyok, ailelerin en çok “Çocuğumuz attan düşer mi? Kız çocuklarının bacakları çarpıklaşır mı?” gibi kaygılar taşıdıklarını anlatıyor. Siyok’un tüm bu sorulara elbette ki cevabı var: “Her sporun kendi içinde riskleri var. Gerekli tedbirleri alınca bu oran çok çok azalıyor. 4 yaştan itibaren herkesin yapabileceği ender sporlardan biri binicilik. Çocuklarda fiziksel değişim oluyor ama olumlu yönde. Bacak, sırt, karın başta olmak üzere tüm vücut kasları çalışıp güçleniyor. Bacak yapısı olumsuz değil, olumlu etkileniyor, duruşları düzeliyor. 4-6 yaş arasındaki binicilerin ince motor gelişimini destekliyor.”

Gürman Binicilik Kulübü’nün sahiplerinden, aynı zamanda antrenör Burak Gürman da atların yanlış tanındığı kanaatinde: “Atlar bilerek, isteyerek asla biniciyi düşürmez. Bazen sporcuyu korumak için kendi bacaklarını bile kırarlar. Üstelik çocuklara karşı her zaman çok toleranslıdırlar.”


Sadece İstanbul’da 50’ye yakın binicilik ve atlıspor kulübü bulunuyor. Bazı mekânlarda sadece çocuklar 15-20 dakika kadar gezdiriliyor. Bazılarında da profesyonel şekilde binicilik eğitimi veriliyor, ulusal ve uluslararası yarışmalara sporcular yetiştiriliyor. Eğer siz ya da çocuğunuz profesyonel şekilde binicilik yapmak ya da zaman ve para harcadığınız bir uğraştan yüksek derecede fayda sağlamak istiyorsanız tercih edeceğiniz mekânların Binicilik Federasyonu’nun belirlediği kriterlere uygunluğuna dikkat edin. Profesyonel sporcu yetiştiren İstanbul Binicilik Kulübü’nün sahiplerinden Mustafa Siyok, ailelerin aradıklarında sadece ücretleri sorduğunu, verilen hizmet ve eğitimin içeriğiyle ilgilenmediklerini söylüyor. Bundan dolayı da anne-babaları uyarıp aranması gereken şartları sıralıyor: “Binicilere koruyucu başlık (tog) veriliyor mu? Bu başlık engel atlama ve arazi yarışmalarında zorunlu olduğu gibi aslında her türlü binişte kullanılmalı. Özel dizaynı sayesinde enseyi, çeneyi, burnu korur. Antrenörlerin muhakkak diploması bulunmalı. Atlar usta eğitimli olmalı. Federasyonun belirlediği ölçülere uygun açık-kapalı at binme alanı yer almalı. Atların düzenli aşıları yapılmalı, özel bakımları asla ihmal edilmemeli.”

Binicilik hâlâ ülkemizde maddi imkânları geniş aileler tarafından yapılan, pahalı, zaman zaman da tehlikeli bir spor olarak tanınıyor. Bundan dolayı da aileler futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi spor dallarına daha sıcak bakıyor. Hâlbuki hiçbir çocuk biniciliğe başlar başlamaz atla dört nala koşmuyor. Evrensel binicilik kuralları doğrultusunda Türkiye Binicilik Federasyonu’nun hazırladığı eğitim programı tüm profesyonel kulüplerde uygulanıyor. Mesela; 4-14 yaş arasındaki çocuklar yaşlarına ve fiziki yapılarına uygun ponylerle (küçük at) eğitim alıyor (Böylece çarpık bacak efsanesi de çürüyor). Binicilerin yaşı küçük olduğu için teknik binicilikten çok, animasyon ağırlıklı eğitim veriliyor. Derslerde hayvan sevgisi ve atla diyaloğun nasıl kurulup geliştirilebileceği üzerine yoğunlaşılıyor. 6 yaştan sonra ise algılama ve uygulama yeteneğinin gelişmesi hedeflendiği için yavaş yavaş teknik eğitime ağırlık veriliyor.


Binicilik sporunda istikrar çok önemli. Bundan dolayı biniciler hafta içi de kulübe gelip 45 dakika kadar antrenör eşliğinde çalışmalarına devam ediyor. Antrenör Abdullah Yardımcı, ailelerin ‘Acaba çocuğum derslerinden geri kalır mı?’ diye tereddüt yaşadığını belirtiyor. Oysa Yardımcı’ya göre benzer kaygıları taşımak yersiz. Çünkü öğrencilerin konsantrasyonları binicilikle gelişiyor, dikkat dağınıklığı tamamen ortadan kalkıyor, odaklanma yeteneği artıyor, çocuk kısa sürede karar vermeyi, inisiyatif kullanmayı öğreniyor, başlanılan işi bitirebilme sabrını kazanıyor, sorumluluk duygusu gelişiyor. Tüm bunların neticesinde öğrencilerin okul başarısı da artıyor. Üstelik atını görmek, ona binmek isteyen biniciler okul ödevlerini anne-babasının ısrarına gerek kalmadan hemen yapıp soluğu kulüpte almak istiyor. Bu da ebeveynlerin önemli stres kaynaklarından birini daha ortadan kaldırıyor.




İstanbul’daki bazı binicilik kulüpleri

İstanbul Binicilik Kulübü:Taşdelen/Çekmeköy ormanının sınırında yer alan mekân 4 yaşından itibaren herkese hitap ediyor. Tesiste ilk biniş eğitiminden müsabakalara hazırlık ve ileri seviyede binicilik eğitimi verebilecek bilgi, tecrübeye sahip uzman eğitmenler bulunuyor. Kulüpte 1 açık, 2 kapalı biniş alanı, at binişlerini izleyebileceğiniz restoran ve çocuk kafeteryası bulunuyor. Tek biniş 4-6 yaş 50 TL, 7-13 yaş 70 TL, yetişkin 90 TL. Yaş kategorilerine göre 5 binişlik bilet 230-300-400 TL. Aylık abonelik ise 550-700-1000 TL. Pony binişleri 30 dakika, yetişkin binişleri ise 45 dakika ile sınırlı. Abonelik gerekmiyor.

 Gürman Binicilik:1993’ten bu yana Büyükçekmece bölgesinde at pansiyonu ve eğitim merkezi olarak hizmet veriyor. Türkiye‘nin en üst kademe antrenör ekiplerinden birine sahip olan tesis, günümüze kadar yüz üzerinde lisanslı binici yetiştirmiş. Profesyonel ve hobi düzeyinde engel atlama ve dresaj eğitimi verilen Gürman Binicilik Kulübü’nde her yaş grubuna standart ölçülere sahip açık ve kapalı manejde eğitim veriliyor. Doğayla iç içe yapısı, geniş arazisi sebebiyle de tüm aile fertlerinin ilgisini çekebilecek mekânda 45 dakikalık dersler 80 TL. Abonelik gerekmiyor.

İnternational K-9&Horse Club: Büyükçekmece Hezarfen Havaalanı yolu üzerinde Karaağaç köyü girişinde yirmi beş dönümlük bir arazide hizmet veriyor. Tesiste Binicilik, at bakım ve pansiyonu, köpek eğitim, bakımı, petshop ve veterinerlik hizmetleri sunuluyor. Atlıspor kulübünde dersleri başlangıçtan ileri seviyeye kadar lisanslı eğitmenler veriyor. Tek ders 90 TL (45 dakika). 10 ders 800 TL, 24 ders 1650 TL. 15 dakikalık gezintiler ise 50 TL. Peşin ödemelerde ise yüzde 22 indirim imkânı var. Hafta sonu mekândan faydalanmak isteyenlerin randevu alması gerekiyor. Abonelik gerekmiyor.

Kenan Bey Binicilik Kulübü: Samandıra’da 2000 yılından bu yana hizmet veren kulüp, profesyonel kadrosuyla her seviyede biniciye eğitim veriyor. Ailecek vakit geçirmek isteyenler için büyük çınar ağaçlarının altında kafeterya hizmeti de veriliyor. Sadece atlar değil; ördek, tavuk, köpek gibi hayvanlar da burada yaşıyor. Biniş ücretlerini makul tutmaya çalışan Kenan Bey Binicilik Kulübü’nde biniş süreleri talebe göre 10-45 dakika sürüyor. Fiyatlar da buna göre şekilleniyor. Ücretler 25-70 TL arasında değişiyor. Aylık paket indirimleri de bulunuyor. 10 ders 500 TL. Her ders 45 dakika.




Pedagog Mehmet Teber: Binicilik duymayı pekiştirir

-Biniciliğin çocuğun ruh sağlığına katkıları neler olabilir?
Benim dışarıdan bakışta görebildiğim en büyük katkısı, bir canlının bir başka canlı ile kurduğu duygusal iletişim. Günümüzün çocukları eşya ile bağ kuruyor. Bu genelde oyuncak ya da çikolata ve şeker gibi gıdalar oluyor. Ancak bir hayvan ile bağ kurmak ayrı. Çünkü karşımızda hisseden biri var. Bu nedenle biniciliğin günümüzde yok olmaya başlayan hayvan ve insan bağını kurmak açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Hayvanla bağ kurmak çocuklardaki merhameti artırıyor, bencilliği azaltıyor. Çünkü düşünmen, beslemen, değer vermen gereken senin dışında bir canlı daha var. Hayvanlarla çocuklar arasında doğuştan bir bağ var. Çocuklar hayvanları çok seviyor ve onlarla ilgililer. Yalnız, zamanla bu bağ kopuyor. Binicilik ise bu bağı sürekli kılmak açısından doğru bir yol. Hayvanla kurulan her bağın insanı geliştirdiğini, çocuğa katkı sağladığını düşünüyorum. Özelde binicilik ise hissetme, duyma yetilerini pekâlâ pekiştirebilir.

-Dikkat dağınıklığı, hiperaktivite teşhisi konulan çocuklara da biniciliğin çok faydalı olduğu söyleniyor. Bu doğru bir bilgi mi?
Binicilik odaklanma ve dikkat sporu. Bu amaçla kişilere fayda sağladığı söylenebilir ama DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)’yi iyileştirdiği söylenemez. Çünkü literatürü taradım ama bu bilgiyi doğrulayacak bir araştırma bulamadım. Sadece destekleyici diyebiliriz. Biniciliğin DEHB’ye iyi geliyor diye öne çıkarılması yanlış olur. Daha çok motor ve yaşam becerilerine katkısı olduğunu söyleyebiliriz.


-Çocukların o koca koca atları yönetmeyi öğrenmelerinin öz güvenlerini artırdığını söylüyor antrenörler. Çocuklar da bu konuda hemfikir. Biniciliği bu açıdan değerlendirebilmeniz mümkün mü?

Çocukların öz güveni elde ettikleri başarı ile gelişir. Bir atı idare etmek, bu sporu yapmak beceri ve ayrıcalıktır. Bu nedenle öz güveni tabii ki geliştirir.


-Biniciliğe başlayan çocukların bir kısmı düşme, atla iletişim kuramama, korkma vb. sebeplerle bu sporu yapmak istemeyebiliyor. Bu durumda ailenin alması gereken tavır nedir?
Her türlü olumsuz deneyim çocukta korku oluşturur. Bu korku-olumsuz deneyimin üzerinden biraz zaman geçmeli. Sonra ona atları seven bir çocuğun masalı anlatılmalı, oyuncak atlarla birlikte güzel oyunlar oynanmalı. Ardından hafif hafif alıştırma yapılarak çocuklar yeniden biniciliğe ısındırılabilir. Zorlamak, olumsuz deneyimin üzerinde ısrar etmek hatadır.


Kaynak: www.aksiyon.com.tr
Haber: 14 Ekim 2013 / TÛBA KABACAOĞLU


Binicilik Duymayı Pekiştirir Reviewed by Mehmet Teber on 10/25/2013 Rating: 5 Şehirli çocukların çoğu yalnız, doğadan uzak, içine kapanık, eğitim-öğretim konusunda iştahsız, ergenlik döneminde oldukça agresif. Si...

Hiç yorum yok:

HTML kodu kullanarak yazılan yorumlar onaylanmaz.

Yorumlarınızı yazarken menüden "Anonim"i seçiniz. Yoruma ad soyadınızı yazabilirsiniz.

Eğer bir Gmail hesabınız var ise, menüden "Google hesabı"nı oturum açıp seçebilirsiniz.

Menüden Adı/URL seçeneği ile, adınızı ve e postanızı yazabilirsiniz.