Mutluluk Durağında mısınız? Yoksa Mutsuzluk Durağında mı? - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Mutluluk Durağında mısınız? Yoksa Mutsuzluk Durağında mı?

Mutluluk

İlk bakışta bir pedagogun , mutluluk konulu bir kitabı yazması garipsenebilir. Ancak çocuk üzerine yazılar yazmayı ve aileleri bu konuda bilinçlendirmeyi düşündüğüm yıllarda farkettim ki, mutlu olmayan, evinde çatışma bulunan anne-babaların çocukları iyi eğitmesi pek mümkün değil. Bunun gibi, mutlu olmayan bir öğrencinin ne kadar çalışırsa çalışsın sınavlarda başarılı olması da zor. İletişim teknikleri hakim birisi mutlu olmadıktan sonra , bu teknikler ona pek de fayda sunmaz diye düşünüyorum. Yani bir işi yapmanın ön şartı, mutlu olmak! “

Evliliğimin ilk aylarında “kızım mutlu musun? ”  sorusunu babamdan duyduğumda , mutsuz olduğumda bunu anlatabileceğim birinin olmasının ne kadar güven verici olduğunu düşünmüştüm. Şimdilerde zaman zaman ben eşime sorarım, zaman zaman o bana sorar… Nasılsın? gibi değildir “Mutlu musun ?” sorusu… Bir his taşır içinde… “Mutlu değilsen paylaş benimle ” samimiyeti taşır…

Mutluluk Terapileri
Pedagog Mehmet Teber ile kadim gelenekten bugüne mutluluğu anlattığı “Mutluluk Terapileri ” (Hayy Kitap) üzerine bir söyleşi gerçekleştirdim. Mutlu bir anınıza mı eşlik ediyoruz, mutsuz bir anın tam ortasına mı bilinmez ama içinden mutluluk geçen her şey güzeldir diyerek konuyu röportaja bağlıyorum …İyi okumalar…

Çocuk eğitim kitapları serinizin ilk kitabı Mutluluk Terapileri…Kitaplardan mutluluk öğrenilir mi?
İnsan için öğrenmenin birkaç yolu var: Okuyarak, gözlemleyerek ve deneyimleyerek öğrenme diyebiliriz kısaca. Ana öğrenme yollarından biri de okumaktır. Mutlu olabilmesi için insanın kendini tanıması derin arzularının farkına varması, hayatına bir anlam katması gerekir. Aksi taktirde görünüşte eğleniyor görünebilir ama derin anlamda mutlu olabileceğini söylemek zor. Kitaplardan anlam öğrenebilir. Bu da insanı mutlu eder diye düşünüyorum.

Mutluluk fantastik bir şey mi sizin için? Kitaptaki fantastik dil için soruyorum bunu…
Mutluluk fantastik değil elbette. Kitaptaki dil fantastikten gerçeğe doğru akan bir dil. Gerçekleri bir kurgu içinde söylemek her zaman daha etkilidir. Öyküler ise insana dokunmanın temel enstrümanıdır. Bu nedenle öyküler var kitapta. Gerçek öyküler, kurgu öyküler ve uçuk hayal ürünü öyküler…

Mutluluğu arayanları anlatmışsınız kitapta. Sizce arayanlar mutluluğu bulabilmiş mi?
Her arayan bulabilir mi bilemem. Ancak arayanlar aramayanlara göre hayatı bir üst katmanda, katta yaşarlar. Çünkü sorgulama evresine geçmişlerdir. Bazen aramanın kendisi de mutluluk olabilir tabi.

Cehalet mutluluktur diye bir laf vardır. Ne dersiniz, çok bilmek mi mutsuzluk sebeplerimizden biri?
İki türlü mutluluktan söz edersek, “görünüşteki mutluluk” ve ruhsal anlamda, derin “gerçek mutluluk”. Cahil insan ilk mutluluk seviyesine erişebilir. Gamsız, dertsiz görünebilir belki. Ama gerçek anlamda mutlu olabilmek için bilmek gerekir. Ancak ne bildiğiniz önemli, bildiğiniz daha da ötesine inandığınız şeylere göre mutluluk değişir. Çok bilmek helakete de götürebilir insanı.

“Hayatı roman olanların” mutluluktan bahsettiğine rastlanmaz. Mutluluğun bir hikayesi olur mu?
Herkesin bir hikayesi vardır bu hayatta. Kimi mutluluk duraklarına çok uğrar, kimisi ise mutsuzluk.

Mutluluğun zıddı nedir sizce?
Üzüntü mutluluğun zıddı değildir aslında. Bir anlık sevinme de mutluluk değildir. anlık bir haberle gelen duygu sevinçtir. Bu haber kötü olursa buna üzüntü diyebiliriz. “Mutlu musun?” diye bir soru sorsalar insana insan genelde o anki duygusunu söylemez. Bir hayat değerlendirmesi yapar ve genel bir sonuç söyler. İyi duygulanımlar  ve kötü duygulanımlar karıştırılır, ortaya çıkan renk açığa yakınsa o zaman mutluluk deriz buna. Mutluluğun karşısında bence “çökkünlük” var. Ancak bunun da bir süredir devam etmesi gerekir. Yani bu duygu insanı birkaç ay esir aldıysa işte o zaman gerçek mutsuzluktan söz edebiliriz.
  
Mutluluğun sırrını çocuklardan öğrenmemiz gerekiyorsa, niye “şimdiki zamandaki” mutsuzluklarımız için çocukluğumuza dönüp duruyoruz?
Çocuklar çok yaralar içinde büyüyorlar. Bunlar ruhsal yaralar. Ancak bu derin yaralanmalara rağmen hayata tutunup devam etmesini biliyorlar. “İnsan yarası varken nasıl mutlu olur?” sorusunun cevabı çocuklarda. Ancak niyetimiz yaralarımızı çözmek ve bir üst kata çıkmaksa, o zaman çocuklukta ruhumuza açılan derin yaralara bakmamız gerekiyor.

Çocuklarla çalışan biri olarak bize söyler misiniz, onları ne yaparak mutsuz ediyoruz?
Onların dünyasını tanımayarak, duyguları ve düşüncelerini hiçe sayarak, temel ruhsal gereksinimlerini karşılamayarak diyebiliriz.

Kendini “Eşiyle, çocuklarıyla ve sevdikleriyle geçirdiği anlar en mutlu anlarıdır”  diye anlatan  biri olarak , bize “o anlarda ” yaşadığınız mutluluğunuzu da  anlatabilir misiniz?
Araştırmalarda ve kişisel tecrübelerde de ortaya çıkan bir gerçek var. İnsanı mutlu eden temel şey güzel insani ilişkiler. Yani yanında olduğunuzda size kendinizi iyi hissettiren insani ilişkiler, insanın en çok aradığıdır. Eşim ve çocuklarımla birlikte olmak bana iyi geliyor, çünkü onlarla güzel ilişkilerim var. “Bu güzel ilişkinin sırrı nedir?” diyecek olursanız, bu sorunun cevabı başlı başına bir kitap olabilir belki.

Tuğba Akbey İnan-Çocuk Aile

Mutluluk Durağında mısınız? Yoksa Mutsuzluk Durağında mı? Reviewed by Mehmet Teber on 3/25/2014 Rating: 5 Mutluluk İlk bakışta bir pedagogun , mutluluk konulu bir kitabı yazması garipsenebilir. Ancak çocuk üzerine yazılar yazmayı ve ailel...

Hiç yorum yok:

HTML kodu kullanarak yazılan yorumlar onaylanmaz.

Yorumlarınızı yazarken menüden "Anonim"i seçiniz. Yoruma ad soyadınızı yazabilirsiniz.

Eğer bir Gmail hesabınız var ise, menüden "Google hesabı"nı oturum açıp seçebilirsiniz.

Menüden Adı/URL seçeneği ile, adınızı ve e postanızı yazabilirsiniz.