Gün 8: Değişimin İpuçları - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Gün 8: Değişimin İpuçları


Soma - Yüreğimiz Kömür Karası

Artık sona doğru yaklaşıyoruz. Perşembe akşamı projemizi tamamlamış ve İstanbul’a dönmüş olacağız. Terapilerimiz yarından itibaren bitmeye başlayacak.

Adalet Nedir?
Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir başlık bu. Kökeni Soma’ya ilk geldiğimiz günlere dayanıyor. Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM) Müdürü’nü ziyaret ettiğimizde birbirimizi tanıdıktan sonra sohbet biraz koyulaştı. Konu derin yerlere geldi. Aramızda şöyle bir konuşma geçti:

“Tamam, bu 301 madencinin çocuklarına yardım edelim. Onlar babalarını kaybettiler. Ama bugün itibariyle Soma’da babası vefat eden çocuklar da var. Maden de değil belki, kazada ya da eceliyle. O çocukları kim görecek? Ya da Soma’da her yıl birçok madenci ölür, onlar haberlere bile konu olmaz. Çünkü ölenlerin sayısı 1-2 kişidir. Bu babaların çocuklarının da desteğe ihtiyacı yok mu?”

Evet, şüphesiz tüm çocukların desteğe ihtiyacı var. Keşke gönüllü hizmet veren STK’ların sayısı çoğalsa da her çocuğa ulaşsa. Burada sanırım hepimize görev değişiyor.

Oyun Terapisinde Değişimin İpuçları
Terapilerimizi sonlandırmaya az kaldı. Bir oyun terapisti çocuktaki iyileşmeyi nasıl fark eder sizce? Öncelikle çoğun bakışları, yürüyüşü, yaydığı enerji gösterir değişimi. Sonrasında aileden gelen geri bildirimlere bakılır. Diğer önemli bir gösterge ise oyun terapi odasında oynanan oyunun içeriğidir.

Bir çocuğum ilk geldiği günden itibaren ilk olarak doktor eşyalarının yanına gidip ilk iş olarak parmağını bantlıyordu. Parmağını çok acımış şekilde sallıyor, bazen yanlışlıkla yemek doğrarken parmağını kesiyordu. Hemen gelip parmağa bant yapıştırıyor ve sonrasında da iğne yapıyordu. Bu çocuk artık bantlarla ve parmakları ile ilgilenmiyor. Şu mesajı veriyor, artık var olan bana acı veren yaralarımdan biri sarıldı.

Bir başka çocuk ise 8 yaşında. Geldiğinde oynadığı temel oyunlardan biri kum tepsisindeki kumu bir köşeye toplamak. İlk gün tepsinin yarısını boşaltıp diğer tarafa taşıdı, sonraki gün kumun % 75’ini % 25’lik köşeye sıkıştırdı. Sonraki gün yine aynı oyun. Bugün yine kumu köşeye sıkıştırdı. Sonra inşaat araçları geldi o kumu alıp başka köşelere taşıdılar ve kumu yeniden tepsiye yaydılar. O sıkışıklık gitmişti. Bu çocuk şu mesajı veriyordu bence: Yaşanan travma sonrasında tüm varlığım, benliğim bir köşeye sıkıştı. O köşede hapsoldum kaldım. Terapi bana iyi geldi ve şimdi o sıkışmışlıktan kurtuluyorum. Oyundaki değişim direk hayatı etkiler ve değişimin etkileri gözle görülür.

Bir başka çocuk 10 yaşında. İlk oyunlarında aşırı mükemmeliyetçiydi. Tüm kağıtları aynı şekilde aynı uzunlukta keserdi. Oyun hamuru ile yaptıkları yuvarlaklar aynı büyüklükte ve şekilde olacaktı. En ufak bir farklılığa tahammülü yoktu. Bugün 5. seansını yaptık, artık o mükemmeliyetçilikten eser kalmamıştı. Aynı mı olmuş, farklı mı olmuş hamurlar birbirine mi karışmış önemsemedi. Değişimin ipuçlarını vermişti bize.

Geldiğinde benimle hiç göz teması kurmayan, iletişime geçmeyen, bir oyuncaktan diğerine atlayan aktif bir çocuğum vardı. 5 yaşında. Bugün onun 4. seansıydı. Tüm seans boyunca bir oyuncakla oynayabildi. Benimle bol bol göz teması kurdu ve bol bol iletişime geçti. Bu ondaki değişimin göstergesiydi.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Oyun terapistleri olarak annelere henüz sormadık, “Çocuklarda ne değişti?” diye. Son seansta soracağız. Ancak bizler şimdiden hem bekleme salonunda hem de oyun terapi odasında değişimin ipuçlarını gördük.

Ufacığım
Soma’da duyduğum birkaç şiveli sözü kolay kolay unutamam. İlki bir çocuğumun oyuncakları merak edip sorduğu soru, “Bu noliyy?”. İkincisi odadan çıkmak isteyen bir çocuğumun “Süre bitsin gari” sözü. Diğeri de eşini, iki küçük çocuğunun babasını madende kaybetmiş, mahcup bir annenin küçük oğlundan bahsederken kullandığı “Ufacığım!” hitabı. “Bugün ufacığımın çok uykusu vardı da” gibi cümleleri ondan sıklıkla duymak mümkün. Ne kadar güzel bir hitap. Hele o annenin şivesi ile birleşince.

Yarın bir kısım çocuklarla terapimiz bitecek, ekseridi ise Perşembe’ye kalacak. Artık yaptığımız çalışmayı raporlama ve ilgili birimlere sunma zamanı. Biraz da rapora çalışmak için yarına kadar ara…

Gün 8: Değişimin İpuçları Reviewed by SNMZ on 6/24/2014 Rating: 5 Soma - Yüreğimiz Kömür Karası Artık sona doğru yaklaşıyoruz. Perşembe akşamı projemizi tamamlamış ve İstanbul’a dönmüş olacağız. Tera...

Hiç yorum yok:

HTML kodu kullanarak yazılan yorumlar onaylanmaz.

Yorumlarınızı yazarken menüden "Anonim"i seçiniz. Yoruma ad soyadınızı yazabilirsiniz.

Eğer bir Gmail hesabınız var ise, menüden "Google hesabı"nı oturum açıp seçebilirsiniz.

Menüden Adı/URL seçeneği ile, adınızı ve e postanızı yazabilirsiniz.