Gün 2: ve Yolculuk Başlıyor - Pedagog Mehmet Teber

728x90 AdSpace

Gün 2: ve Yolculuk Başlıyor

Soma Proje
Yeryüzü Doktorları’ndan Safa kardeşimin beni Pazartesi (16 Haziran) günü aradı ve projemizin onay aldığını ve yarın yola çıkabileceğimizi söyledi. Bir günde tüm programımı ayarlamak mümkün olmadığı için Çarşamba sabahı yola çıkmaya karar verdik.

Pazartesi günü normalde izin günümdü, ailecek vakit geçirecektik. Ancak saat 12.00 gibi gelen telefonla tüm programımız değişti. Çünkü kurulacak iki oyun terapi odasının malzemelerini tedarik etmek gerekiyordu. Eşimle birlikte hemen İstoç’a gittik. Yaklaşık 10 oyuncakçı ve iki kırtasiye gezerek gerekli malzemelerin çoğunu tamamladık.

Salı ve Çarşamba şirkette görüşme aldığım günlerdir. Soma projesinin netleşmesi ile birlikte Çarşamba görüşmelerimi Salı gününe almak durumunda kaldım ve Salı günüm tamamen bireysel terapilerle geçti. Bu arada burada olmadığım günlerdeki tüm randevularımı ve terapi programlarımı da bugün içinde iptal ettik. Ailem için planlama yaptık, yolculuk için hazırlıklarımızı tamamladık ve heyecanla beklemeye başladık.

Çarşamba sabahı 08.30 feribotu ile Bandırma’ya geldik 3 arkadaş. Yeryüzü Doktorları’ndan Sefa, Pedagoji Derneği’nden Ayşe ve ben Bandırma’dan da altımızdaki aracımızla birlikte yola düştük. Soma’ya vardığımıza saat 14.30 olmuştu. Öncelikle resmi ziyaretleri yapmak, oyun odamızı kurmak istiyorduk. Bizi Manisa Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürü Murat Bey karşıladı. Bizi Soma’ya hakim bir tepede kurulu Huzurevi’nde ağırladılar ve yer gösterdiler. Buranın müdürü Alim Bey’de aramızdaydı. Bu tanışmanın ardından projeyi uygulayacağımız okula geçtik. Okul müdürümüzle tanıştık, kendisi bize yer gösterdi ve ivedi bir çalışma ile 1 saatlik süre zarfında oyun terapi odamızı hazır hale getirdik. Ertesi güne aile görüşmesi yapmayı, bir sonraki gün ise çocuklarla terapiye başlamayı hedefliyorduk.

Terapötik Oyuncak
Projemiz sadece 16 çocuğa terapi yapmaktan ibaret değildi. Ulaşamadığımız çocuklar için Türkiye’de ilk defa uygulanacak olan Törepatik Oyuncak Projesi planlamıştık. Çocuklar biz yetişkinler gibi acılarını kelimelerle dile getiremezler. Çocukların kelimeleri oyuncaklardır. İçlerindeki yarayı, acıyı, kaygıyı kelimeler yerine oyuncaklarla ifade ederler. Ellerine, doğru oyuncaklar verildiğinde çocuklar acılarını, kaygılarını, korkularını bu oyuncaklarla dışarı atabilirler. İşte bu gerçeği bildiğimiz için 100 çocuk için bir oyuncak seti hazırladık. Bu sette bir maden sahası, maden kömürü yapmak için aparat, kömür yapmakta kullanılan siyah oyun hamuru, toprağı temsil eden kahverengi oyun hamuru, madenci bareti, madenci kostümü giymiş erkek figürler, resim defteri, pastel boya vardı. Bu oyuncakları yoğun bir çaba sonucu THY’den Hatice Hanım ve arkadaşları tedarik etti. Hatta tüm erkek bebeklere madenci kostümü diktiler. Bu setle birlikte maden olayını çocuklar canlandırabilecek, madencileri oyun icabı öldürebilecek, sonra gerekirse kurtaracaklar, gerektiğinde defnedecekler ve acılarını ve yaralarını dışarı atabileceklerdi.

Gerçek Bir Huzur Evi
İlk gün Soma’ya ulaşmış, birkaç resmi ziyaret yapmış ve oyun odamızı kurmuştuk. Bir önceki günden de hepimiz yorgunduk ve bu işlerden sonra kalacağımız yer olan huzurevine çekildik. Akşam Yeryüzü Doktorları’ndan bize eşlik eden klinik psikolog Fatma Hanım ile birlikte 4 kişi olmuştuk.

Huzurevi Soma’ya hakim bir tepede. Sırtını Soma Dağı’na dayamış. Adı gibi kendi de bir huzur evi. İçinde çim mini futbol sahası ve voleybol sahası var. Basketbol potaları var. Her taraf yeşillik. Yeşillikler arasında kamelyalar var. Bir orta halli şelalesi ve birkaç fıskiyesi var. Her daim su sesi duymak mümkün. İçinde şeftali, erik, kiraz ve dut gibi meyve ağaçları var. Kazlar, ördekler, kediler, köpekler, tavşanlar, tavus kuşları ve maymunlar ile doğal bir ortam. Hasılı İstanbul’da en ala villada da kalsanız bu ortamı sağlamak zor. Bu huzurevinin bir kısmında yaşlılar ve diğer bir kısmında yetişkin mental açıdan geri olan misafirler var. Görevliler 5 yıldızlı otel personeli gibi o kadar kibar ve güleryüzlü ki anlatılmaz. Yemekler harika. İnsan bir devlet kurumunda olduğuna inanamıyor ve devletimizin ne kadar güçlü olduğunu çok derinden hissediyor burada.

İlk günün sonunda üzerimizde tatlı bir yorgunluk ve heyecan vardı. Yarın birkaç protokol ziyareti yapacak sonra okulumuza gidip velilerle görüşecek ve terapiye alınacak çocukları belirleyecektik. Akşamüzeri kısa bir toplantı yaptık ve odalarımıza çekildik.  
Devamı yarın…  

1. Gün | 2. Gün | 3. Gün

Gün 2: ve Yolculuk Başlıyor Reviewed by SNMZ on 6/19/2014 Rating: 5 Soma Proje Yeryüzü Doktorları’ndan Safa kardeşimin beni Pazartesi (16 Haziran) günü aradı ve projemizin onay aldığını ve yarın yola çıka...